İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/3012 Esas, 2024/1350 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 12. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/138 Esas, 2021/224 Karar
Taraflar arasındaki dava konusu taşınmaz üzerindeki kat irtifakının kaldırılarak müşterek mülkiyete dönüştürülmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... köyü, 2922 ada 2 parsel numaralı taşınmazda bodrum kat (1.) dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün maliki olduğunu, davacının maliki olduğu taşınmazın yer aldığı ana taşınmaza ait Bağcılar Belediye Başkanlığı tarafından onaylanan gerçek onaylı mimari projede "Otopark" olarak görünen taşınmazın sahte mimari projeyle "Bodrum Kat" olarak kat irtifakının tesis edildiğini, kurulan kat irtifakının Bağcılar Belediye Başkanlığı tarafından onaylanmış mimari projeye açıkça aykırı olduğunu, gerçek onaylı mimari projede 4 adet bağımsız bölümün bulunmasına rağmen sahte mimari projeyle 5 adet bağımsız bölümden oluşan bir kat irtifakının kurulduğunu, bu sahtecilik ile ilgili olarak Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/212 Esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından celp edilen deliller ile kurulan kat irtifakının Bağcılar Belediye Başkanlığı tarafından onaylanmış mimari projeye aykırı olduğunun açıkça sübut bulduğunu belirterek ana taşınmazdaki tüm kat irtifakı sahiplerinin davaya dahil edilip ana taşınmazdaki kat irtifakının iptali ile müşterek mülkiyete çevrilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun(634 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin aradığı tüm şartların belediye nezdinde tamamlandığını, onaylanmış projenin belediyede mevcut olduğunu, mevcut projeye göre bodrum katın, otopark olarak tapuya tescil edilmesi gerektiğini, düzeltme işleminin mahkeme tarafından yapılacak ise tüm projenin iptali ve tapunun eski hale döndürülmesinin gerek olmadığını, doğru projeye göre tescilin yapılması gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurulan kat irtifakının Bağcılar Belediye Başkanlığı tarafından onaylanmış mimari projeye açıkça aykırı olduğunu, gerçek onaylı imari projede 4 adet bağımsız bölüm bulunmasına rağmen sahte imari projeyle 5 adet bağımsız bölümden oluşan bir kat irtifakı kurulduğunu, Bağcılar Tapu Sicil Müdürlüğüne kat irtifakı kurulması için sahte mimari projeye göre düzenlenmiş kat irtifakı listesi sunulduğunu ve tescillerin buna göre yapıldığını, bu sahtecilik ile ilgili Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/212 Esas sayılı dosyası ile sanıkların ceza aldığını ve kararın kesinleştiğini, Mahkemece yapılan keşif sonucunda aldırılan bilirkişi raporunda iddianın doğrulanmasına rağmen bilirkişi raporuna aykırı bir karar tesis edildiğini, müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin tapuda dükkan olarak görünen taşınmazı için Belediye’ye başvuru yapması durumunda, belediye tarafından projede taşınmazın otopark olarak görünmesi nedeni ile ruhsat verilmediğini, bu durumun taşınmazın ekonomik değerini de olumsuz olarak etkilediğini belirterek 634 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin (a) bendine uygun olarak düzenlenen proje, plan ile (b) bendine uygun düzenlenen yönetim planı tapu memuruna sunulduktan sonra, Kanun'un 13 üncü maddesine göre tapu memurunun belgelerin tamam ve usulüne uygun olduklarını denetlemesi üzerine kat irtifakının kurulmasına ilişkin resmi sözleşmenin düzenlenmesi ile kat irtifakı kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ana taşınmaza ait Bağcılar Belediye Başkanlığı tarafından onaylanan gerçek onaylı mimari projede otopark olarak görünen davacıya ait taşınmazın tapuda kayıtlı sahte mimari projeyle bodrum kat olarak kat irtifakı tesis edildiğinin sabit olduğu, 634 sayılı Kanun'un 49 uncu maddenin birinci fıkrasında; "Kat irtifakına konu olan arsanın maliki veya ortak maliklerinin tapu memuruna verecekleri yazılı bir beyanla kat irtifakına ait sicil kaydını sildirerek bu irtifaka her zaman son verebilecekleri" hususunun tanzim edildiği, ikinci fıkrasında; "kat irtifakının, buna konu olan arsanın tamamıyle yok olması veya üzerinde yapı yapılamayacak hale gelmesi veya kamulaştırılması ile kendiliğinden sona ereceği," Maddenin 3. fıkrasında ise "kat irtifakına konu arsa üzerinde, bu irtifakın kurulması sırasında verilen plana göre beş yıl içinde yapı yapılmazsa maliklerden birinin istemi üzerine, sulh hakiminin gerektiğinde ilgilileri dinleyerek, duruma göre kat irtifakının sona ermesine veya belli bir süre için uzatılmasına karar vereceği ve sürenin istem üzerine yeniden uzatılabileceği" hükme bağlanmış olup somut olayda bu şartların hiçbirisinin tahakkuk etmediği, İlk Derece Mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir.
C. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.