İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/260 Esas, 2024/155 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. İstanbul 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.12.2023 Tarihli ve 2022/81 Esas, 2023/397 Karar Sayılı Kararı
Dosya kapsamında yapılan incelemede davalılar ... ile ...'in yerleşim yeri adreslerinin Ankara ili, ... ilçesinde olduğu, davalı ...'nın merkezî nüfus idaresi sistemindeki yerleşim yeri adresinin bulunmadığı, tespit edilen diğer adreslerine çıkartılan tebligatların iade döndüğü, bu sebeple adı geçen davalıya ilanen tebliğ yoluna gidildiği, bununla birlikte davalı ...'nın dosya kapsamına gelen tüm kayıt ve adreslerinin Ankara ilinde bulunduğu, zorunlu dava arkadaşı konumunda bulunmayan dördüncü kişinin, usul işlemlerini borçlu ve üçüncü kişi ile birlikte yapmak zorunda olmadığı, haliyle borçlu ve/veya üçüncü kişi tarafından ileri sürülen yetki itirazının ayrı, ihtiyari dava arkadaşı olan dördüncü kişi tarafından ileri sürülen yetki itirazının ayrı olarak ele alınması gerektiği, davalı ... tarafından süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu ve yetkili mahkeme olarak Ankara Mahkemelerinin gösterildiği, diğer davalının ise cevap vermediği ve ön inceleme duruşmasına katılmadığı, zorunlu dava arkadaşının yapmış olduğu usul işleminin, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşı bakımından da hüküm ifade edeceği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.04.2024 Tarihli ve 2024/260 Esas, 2024/155 Karar Sayılı Kararı
Tasarrufun iptali davalarında davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğu, davalı ... tarafından yetki itirazında bulunulmadığı, zorunlu dava arkadaşlarının usulu işlemlerini birlikte yapmaları gerektiğinden ortada bu dava için kabul edilecek geçerli yetki itirazı bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 2004 sayılı Kanun’un “İptal davasında davalı” başlıklı 282 nci maddesi şöyledir;
“İcra ve iflas Kanunu'nun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.”
3. 6100 sayılı Kanun“Yetki” başlıklı 6 ncı maddesinini birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
4. 6100 sayılı Kanun'un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.”
5. 6100 sayılı Kanun'un “Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu” başlıklı 60 ncı maddesi şöyledir.
“Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.”
C. Değerlendirme
1. İptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan davanın konusu taşınmaz bile olsa 6100 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin uygulanma imkânı yoktur. 2004 sayılı Kanun'un 282 nci maddesi gereğince davalı borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan üçüncü kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve zorunlu dava arkadaşları usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduklarından yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi gerekir. Yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı hukuki sonuç doğurmaz.
2. İptal davalarında borçlu ile üçüncü kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup, üçüncü kişiden satın alan dördüncü kişi ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp bunlar arasındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığı niteliğindedir.
3. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
4. Somut olayda; üçüncü kişi olan davalı ...'nın yerleşim yerinin .../Ankara olduğu ve yasal cevap süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkeme olarak Ankara Mahkemelerini gösterdiği, diğer davalı borçlu ...'nın ise davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı, dördüncü kişi olan davalı ...'in yerleşim yerinin .../Ankara olduğu ve yasal cevap süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkeme olarak Ankara Mahkemelerini gösterdiği anlaşılmaktadır. Duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade edeceğinden ve iptal davalarında borçlu ile üçüncü kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup, üçüncü kişiden satın alan dördüncü kişi ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp bunlar arasındaki ilişki ihtiyari dava arkadaşlığı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.