İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/404 E., 2024/605 K.
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. Diyarbakır 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.02.2024 Tarihli ve 2023/377 Esas, 2024/133 Karar Sayılı Kararı
Davalıların ikisinin (tarafına tasarruf yapılan) yerleşim yerinin İstanbul olduğu, borçlunun ise Diyarbakır ili ikametinde bulunduğu, devrolunun taşınmazların İstanbul'da bulunduğu, dava niteliği gereği keşif gerektirdiğinden genel yetkili mahkeme olarak davalı borçlu ve/veya tasarrufta bulunulan kimsenin yerleşim yeri olarak düzenleme olmasından dolayı davanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.2024 Tarihli ve 2024/404 Esas, 2024/605 Karar Sayılı Kararı
Eldeki davada, davalılar ... ve ... vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulduğu, asıl borçlu davalı ... tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi verilmemiş ve yetki itirazında bulunulmadığı, zorunlu dava arkadaşlarının birlikte hareket etme ve birlikte yetki itirazında bulunma zorunluluğu olduğundan davalıların yetki itirazı usulüne uygun olmadığı, bu itibarla, davacı usul ve yasaya uygun olarak davalı ...'nün yerleşim mahkemesi olan Diyarbakır'da davasını açmış olmakla davanın Diyarbakır 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 2004 sayılı Kanun’un “İptal davasında davalı” başlıklı 282 nci maddesi şöyledir;
“İcra ve iflas Kanunu'nun 11 inci babındaki iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahısların haklarını ihlal etmez.”
3. 6100 sayılı Kanun“Yetki” başlıklı 6 ncı maddesinini birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
4. 6100 sayılı Kanun'un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.”
5. 6100 sayılı Kanun'un “Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu” başlıklı 60 ncı maddesi şöyledir.
“Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.”
C. Değerlendirme
1. İptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan davanın konusu taşınmaz bile olsa 6100 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin uygulanma imkânı yoktur. 2004 sayılı Kanun'un 282 nci maddesi gereğince davalı borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan üçüncü kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve zorunlu dava arkadaşları usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduklarından yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi gerekir. Yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı hukuki sonuç doğurmaz.
2. Dosya kapsamından, davalı ...'nün dava tarihi itibarıyla yerleşim yeri adresinin Kayapınar/Diyarbakır olduğu, bu adresin de Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemelerinin yargı alanında kaldığı, davacının birden fazla davalının yer aldığı davada yetkili olan davalılardan birinin yerleşim yeri yer mahkemesinde dava açtığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Diyarbakır 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Diyarbakır 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.