İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/267 Esas, 2024/1278 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/729 Esas, 2022/1283 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ... Mahallesi 15864 ada 43 parselde kat irtifakı tesis edilmiş binanın 1. Bodrum Kat 12/100 arsa paylı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının da aynı binada 2. kat 5 nolu bölümün maliki olduğunu, davalının taşınmazın onaylı projesine ve imar durumuna aykırı olarak maliki bulunduğu 5 nolu bağımsız bölümün üstündeki ortak alan olan çatı alanına kaçak çatı katı inşa ettiğini, müvekkili tarafından davalıya İstanbul 20. Norerliğinin 28.07.2015 tarihli ve 08134 yevmiye nosu ile keşide edilen ihtar yazısında tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde kaçak çatı katının yıkılarak uyuşmazlığa son verilmesini istediğini, ancak davalının bu talebini yerine getirmediğini, kaçak olarak inşa edilen çatının müdahalenin men'ine ve yıkılmasına, ortak alan olan çatı katının projeye uygun eski haline getirilmesine, yargılama giderleri ile takdir olunacak vekil parasının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çatı alanına kaçak inşa yapıldığı iddiasının gerçek olmadığını, yıkımı talep edilen çatı katının, müvekkilinin maliki olduğu dubleks meskene dahil olduğunu, taşınmazda kaçak yapı mevcut olmayıp, davacının kaçak yapı olarak nitelendirdiği yerin müvekkilinin kendi taşınmazının üst katı olduğunu, bu hususun tapu kaydında da belirtildiğini, dava konusu çatı katının, yönetim planının taşınmazın bölümlerini içeren 3 üncü maddesinde teras kat olarak belirtildiğini, tapu kaydında, yönetim planında, binaya ait onaylı projede müvekkilinin maliki olduğu 5 nolu bağımsız bölümün dubleks daire olduğu hususunun açık olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından müdahalenin meni kararı ile birlikte eski hale getirme (kâl) hükmü de verildiğini, kararın 1-d hükmü gereğince eski hale getirmek için gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 1 aylık sürenin verildiğini, davacının iddialarının ve müvekkili tarafından hukuka aykırı bir el atmanın olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte öncelikle eski hale getirmeye (kâl) ilişkin hükmün ancak kararın kesinleştikten sonra yerine getirilebileceğini, zira karar kesinleşmeden eski hale getirme (kâl) hükmünün uygulanmasının ve daha sonrasında söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde telafisi imkansız zararların doğacağını, hem Yerel Mahkeme tarafından mevzuata, yönetim planına ve mimarı onaylı projeye aykırı olduğu belirtilen hem de hükme esas alınan bilirkişi raporunda ortak alan olduğu tespit edilen kısımların davalının taşınmazına dahil olduğunu, müvekkilin taşınmazına dahil olan kısımlarda yapılan imalatların projeye ve yönetim planına aykırı olduğunun iddia edilemeyeceğini, taşınmazının tapu kaydından da açıkça görüleceği üzere, 5 no'lu bağımsız bölümün dubleks bir mesken olduğunu, dava konusu çatı katı ve bilirkişi raporu ile Yerel Mahkeme kararında ortak alan olarak ifade edilen bölgelerin davalının mülküne dahil olduğunu, projeye aykırılığın bulunmadığını, ayrıca dava konusu yerlere ilişkin tadilat projesini Belediye İmar Müdürlüğüne sunduklarını, yine imar affından yaralanmak için başvuru yapıldığını ve geçici yapı belgesi verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiğini, davanın davalı ehliyeti bakımından reddi gerektiği için hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen taşınmazın ön ve arka cephesinde 2 adet teras ile teraslardan çatı eğimi altında oluşturulan kapalı mekanların projede çatı olarak gözüktüğü ve ortak alan olarak tespit edildiği, davanın açıldığı tarihte, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi gereğince tüm kat maliklerinin beşte dördünün yazılı onayı yahut bu yönde alınan bir karar olmadığı, keşif yapılmak suretiyle 05.10.2022 tarihinde alınan bilirkişi raporunun 6. sayfasında sarı çizgilerle gösterilen ortak alanın 3184 sayılı İmar Kanunu, 634 sayılı Kanun'a, yönetim planına ve mimari onaylı projeyi aykırı olduğu tespit edilmiş olmakla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırılık görülmeyerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davalı vekilince 05.12.2019 tarihinde yönetim planında dava konusu yerin ortak alan dışında bırakıldığı iddia edilerek ibraz edilen yönetim planının TAKBİS sisteminden yapılan araştırmada halihazırda tapuya işlenmiş bulunan 03.12.2019 tarihli plan ile aynı olup olmadığının, tapuya tescil edilip edilmediğinin araştırılarak, tescil edilmişse yeni oluşan duruma göre taşınmazın kat mülkiyetine esas olan tapu kaydı ve mimari projesi uygulanmak suretiyle ortak alana müdahale olup olmadığı hususunun araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.