İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/3724 Esas, 2024/1856 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/789 Esas, 2020/399 Karar
Taraflar arasındaki mesken nitelikli bağımsız bölümün iş yeri olarak kullanılmasının önlenmesi ve tahliye davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, Osmaniye Mevkii, ... Sitesi B Blok 5 numaralı taşınmazda tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümü iş yeri olarak kullandıklarını belirterek, dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümün tapuda kayıtlı mesken nitelikli eski haline getirilmesine ve kiracının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu edilen taşınmazı 7 yıldır kullandıklarını, kat maliklerinin zımnen kabulleri olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda zemin katta bulunan bağımsız bölümün kat malikleri kurulu veya muvafakatleri alınmadan kullanım amacının dükkan olarak değiştirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin imar barışına başvurarak ve yararlanarak 11.07.2018 tarihli ve 450151 başvuru numarasıyla yapı kayıt belgesi aldıklarını ve konut olarak gözüken taşınmaz konut+ticari olarak değiştiğini, gerçekleştirilen tadilatların ortak alan sınırları içerisinde olmadığını, dairenin içinde kapıların ve taşıyıcı olmayan duvarın kaldırılmasının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) göre kat malikinin tasarrufu altında olduğunu, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına ve toplanan delillere göre mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığı, projeye aykırılıkların giderilmesi ve eski hale getirilmesi yönündeki istemin kabulüne dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mesken nitelikli bağımsız bölümün işyeri olarak kullanılmasının önlenmesine ve tahliyesine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydında mesken niteliği ile kayıtlı olduğu, yine dava konusu taşınmazın tapuya şerh edilmiş yönetim planının 2 nci maddesinin c bendinde ikametgah olarak kullanılan binaların sadece mesken olarak kullanılacağı hükmünün düzenlendiği belirtildiği hâlde, davalı tarafından, "konfeksiyon satış mağazası" olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
3. 634 sayılı Kanun'un 28 inci maddesine göre yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde 634 sayılı Kanun'a göre anlaşmazlıkların karara bağlanabileceği belirtilmiş olduğundan ve yönetim planında da bağımsız bölümlerin ne şekilde kullanılacağı tarif edilmiş olduğundan, dava konusu taşınmazda yönetim planının esas alınması gerektiğinin anlaşıldığı, somut olayda dava konusu mesken olan 5 numaralı bağımsız bölümün işyeri niteliğindeki konfeksiyon satış mağazası olarak kullanılması yönünde yönetim planının 2 nci maddesinin c bendindeki açık hükmü karşısında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.