MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/3285 Esas, 2024/1659 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Zile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/99 Esas, 2023/490 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Tokat ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 245 ada 48 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın büyük bir kısmının imar planında ... alan olarak ayrıldığını, dava konusu edilen ... ilçesi, ... Mahallesi 245 ada 48 parsel sayılı taşınmazın 10.06.1977 tarihli Uygulama İmar Planı ile park olarak ayrıldığını ve bugüne kadar fiili el atma olmaksızın geldiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesi gereğince iş bu davada dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, taşınmaz 10.06.1977 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile park olarak ayrılmış olup, bu tarihten beri de aynı şekilde durmakta olduğunu, bu hali ile taşınmaza fiili veya hukuki el atma bulunmadığını, açılan davada dava şartı olan uzlaşma şartları yerine gelmediğinden dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini davaya cevaplarının kabulü ile açılan davada uzlaşma süreci tamamlanmadan açılan iş bu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle aksi kanaat halinde ise hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tarla vasfında olmasına karşın arsa vasfında kabul edildiğini, sundukları emsallerin nazara alınmadığını, emsal seçiminin ve mukayesesinin hatalı yapıldığını, Sermaye Piyasası Kanunu değerleme kurallarına uygun olmayan heyet ve bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planında "park alanına" tahsis edildiği ve taşınmazlara fiilen el atılmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 tarihli ve 2010/5-662 Esas, 2010/651 Karar sayılı kararı uyarınca imar planında yol, ... alan ve okul alanı gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere el atılmamış olsa dahi bedeline hükmedileceğine ilişkin kararı da gözetilerek 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiği ve taşınmaza hukuken el atılmış olmakla davanın esasına girilmesinde, hasım olarak davalı idarenin tespitinde, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmesinde, dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan ... Mahallesi 270 ada 31 parsel sayılı taşınmazın emsal mukayesesi yapılarak belirlenen ve davacılar hissesine düşen tazminat miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Hukuken el atılan dava konusu taşınmazlarda davacılar payına düşen tazminat bedelleri yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması, bu hususa yönelen aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince eleştiri yapmakla yetinilmiş ve davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza değer biçilirken emsal alınan ... Mahallesi 270 ada 31 parsel sayılı taşınmazın satışının eski tarihli olduğu gözetildiğinde tespit edilen bedel inandırıcı olmayıp bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğunun ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak ve dava konusu taşınmazın bulunduğu adada ve emsal taşınmazlarda kesilen düzenleme ortaklık payı oranının sorularak ve belgesinin de dosya arasına alınmasına, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri belgesiyle dosya arasına alınarak ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.