MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2100 Esas, 2024/802 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aladağ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/77 Esas, 2021/176 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 261 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tescili ve yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu yerin ana yol üzerinde olup otoban yoluna yakın, elektrik, su, ulaşım gibi her türlü belediye hizmetinden faydalandığını, davacı kurumca değer tespiti yapılan ağaç bedellerinin ağaçların gerçek değerine göre çok düşük kaldığını, gerçek değeri yansıtmadığını, ağacın ileriki yıllarında da elde edilecek gelirinin hesap edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın davacı tarafından tespit edilen değerinin çok düşük olması ve gerçek değeri ile arasında fahiş oranda fark olması sebebi ile bedel tespitinde objektif değer artış oranının yüksek oranda uygulanarak, kamulaştırma sonrası mülkiyet hakkının kalıcı kaybı da gözönüne alınarak değer tespiti yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedeli çok yüksek olup rayicinin çok üzerinde bir değer takdir edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde belirtilen esaslara uyulmadan hazırlandığını, bu nedenle bedelin yüksek takdir edildiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında davaya konu taşınmazın değerinin oldukça düşük belirlendiğini, yerel mahkeme de bu belirlenen tutarlar üzerinden hüküm kurmuşsa da bu kararın hakkaniyete aykırı olup, alınan emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, aynı kamulaştırma kapsamında davacı kurumun tespit ettiği ve önerdiği bedelin çok daha yüksek olduğunu, davaya konu yerin yazları aşırı sıcaklığı ile bilinen Çukurova yöresinde yayla olarak kullanılan ulaşım kolaylığı bulunması sebebiyle genellikle Adana ili ve çevre ilçelerinden gelen vatandaşların yazın ikamet ettiği ve ana yol üzerinde, otoban yoluna yakın, elektrik, su, ulaşım gibi her türlü belediye hizmetinden faydalandığını, davaya konu yerin bulunduğu bölgede yaylalık arsa metrekare fiyatlarının davacının belirlediğinin çok üzerinde olduğunu, bilirkişi raporu hazırlanırken davaya konu yerin bulunduğu bölgedeki yaylalık arsa fiyatlarının da dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak emsal olarak Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 225 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 2015 tarihli satışı esas alınmak sureti ile dava konusu ve emsal taşınmazın ikisinin de kadastro parseli olması nedeni ile düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaksızın yapılan karşılaştırmada dava konusu taşınmazın emsalin 1,75'i oranında olduğunun kabulü ile fiyatının 306 TL kabul edilerek alacak miktarının tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, Yerel mahkemece her ne kadar 2018 yılına ait değer hesaplanmış ve yasal faiz hüküm altına alınmışsa da yasal faiz %9 olup 2018 ve 2021 yılları arasındaki enflasyon oranlarının %150 arttığını, paranın satın alma gücünün bu süreçte çok daha fazla azaldığını, özellikle gayrimenkul fiyatlarının en az 3-4 kat arttığını, aradan geçen süre için belirlenen yasal faiz miktarlarının gerçek değeri karşılamaktan çok uzak kaldığını, tüm bu hususlar dikkate alınmadan bu şekilde hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.