İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/3131 Esas, 2024/1186 Karar
KARAR: Esastan ret
davalı ...
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/133 Esas, 2023/353 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Marmara Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare, davalı ... ile davalı ... vekilleri ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ile davalı ... vekilleri ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir ili, Bandırma ilçesi, Beyköy Mahallesi 106 ada 24 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Marmara Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza halihazırda toplu ulaşım sağlandığını ve yola sıfır konumda olduğunu, Bursa-Çanakkale yolunun hemen yanında bulunduğunu, davacı idarece takdir edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğunu, taşınmazın hemen kıyısında su kuyusu ve dava konusu taşınmaz içinde de artezyen kuyusu bulunduğunu, ayrıca komşu parsellerde de su kuyularının bulunduğunu, sulu tarım arazisi olan dava konusu taşınmazda kapitilizasyon faiz oranının %3 olarak alınması gerektiğini, yılda iki ürün alınacak şekilde münavebe belirlenmesi gerektiğini, konumu ve özellikleri dikkate alınarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Marmara Yüksek Teknoloji Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ile davalı ... vekilleri ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şirinçavuş Mahallesinde 2016-2017 yıllarında irtifak kamulaştırmalarının gerçekleştirildiği dönemde, organize sanayi bölgesi alanının yer aldığı Beyköy ile birlikte Şirinçavuş ve Bezirci köylerini kapsayan bölgenin, onaylı Sanayi ve Depolama ile Lojistik Lejantı içine alınarak büyük bir sanayi bölgesi olarak planlandığını ve Port Of Rotterdam (Rotterdam Limanı) işleticileri ile yapılan ön sözleşmelerle temelinde Bandırma Limanını da kapsayacak biçimde büyük bir liman/sanayi bölgesi kurulması yolunda projelendirmeler yapıldığını; ancak daha sonra yaşanan siyasi, hukuki ve mali gelişmelerin söz konusu projenin tatbiki imkânını ortadan kaldırdığını, özellikle davaya konu organize sanayi bölgesi alanının bulunduğu Beyköy Mahallesinin, sanayi lejantından çıkartılarak tarım alanı lejantına alındığını, Zeytin Kanunu ve ilgili mevzuatta yapılan yasal düzenlemelerin kurulacak sanayi alanlarını çok büyük ölçüde kısıtladığını ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan planlama çalışmalarının iptal edildiğini, 2016-2017 yıllarındaki yatırım ve cazibe merkezi olma durumunun huzurdaki davalara konu kamulaştırmalar itibarıyla artık söz konusu olmadığını, belirlenen objektif değer artış oranının hiçbir gerekçeye dayandırılmadığını, kavunun münavebeye alınmasının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararı sonrası alınan ilk ek raporda %500 objektif değer artış oranı belirlendiği hâlde, aynı heyet tarafından hazırlanan ve hükme esas alınan ek raporda %250 objektif değer artış oranı uygulandığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak rapor düzenlenmesi gerektiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararına uygun karar verilmediğini, Beyköy ve Bezirci Mahallesinde bulunan pek çok parsel kamulaştırmaya tabi tutulmuş olup tüm davalarda aynı m² birim fiyatının belirlendiğini; ancak Çanakkale - Bandırma anayolunun kenarında yer alan dava konusu taşınmaz ile ana yola 1 kilometre mesafedeki herhangi bir kadastro yolu olmayan taşınmazın aynı değerde olmasının kabul edilemeyeceğini, belirlenen objektif değer artış oranının düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin taşınmazın tarımsal durumunu yansıtmadığını ve dava konusu taşınmazda yılda iki defa tarım ürünü alınabildiğinden münavebenin buna göre oluşturulması gerektiğini, kapitalizasyon faizinin hatalı belirlendiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
4. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Bandırma - Çanakkale asfaltına cepheli olduğunu, bilirkişi heyetinin yola sıfır bu arazi ile yoldan uzak arazilere aynı değer biçmesinin hayatın olağan akışına ve hukuka aykırı olduğunu, aradan geçen zamanda tespit edilen kamulaştırma bedelinin değer kaybettiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kuru arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın keşif tutanağı ve bilirkişi raporu ile tespit edilen nitelikleri dikkate alındığında taşınmazın kuru arazi olarak kabulünün yerinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı ... vekilleri ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren ÜFE oranında faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı ... ile davalı ... vekilleri ve davalı ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Buna karşın; 10.11.2016 tarihli ve 6758 sayılı Kanun ile 3152 sayılı Kanun'un 28/A maddesinde yapılan düzenleme ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının valiliğe bağlı olarak tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli olduğuna dair yasal hüküm getirildiğinden, davacı idare harca tabi olduğu hâlde, yazılı şekilde harçtan muaf olduğundan bahisle karar harcı alınmamasına karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... ile davalı ... vekilleri ve davalı ...'ın temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereği, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (13) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile eksik alınan 120,60 TL'nin davacı idareden alınarak Hazineye gelir kaydına,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.