İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/813 Esas, 2024/1519 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/181 Esas, 2024/20 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının hatalı oluşmasından kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 967 ada 294 parsel sayılı 5.348 m² yüzölçümlü taşınmazda tam hisse ile eski 967 ada 301 parsel sayılı 13.289 m² yüzölçümlü taşınmazda tam hisse ile eski 967 ada 304 parsel sayılı 13.289 m² yüzölçümlü taşınmazda 1/2 hisse ile malik iken taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) uygulaması sonucu ilk ölçümün hatalı yapıldığından bahisle yüz ölçümlerinin sırası ile 5.279,78 m² 13.262,75 m² ve 1.152,66 m²'ye düştüğü; zarara uğradığını, düzeltme işlemi ile oluşan eksikliğin tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görev, kesin hüküm, yargı yolu, zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunarak, davacının taşınmazlarının sınırlarında bir değişiklik olmadığını, yüz ölçümünde meydana gelen eksilmenin ölçüm hatasından kaynaklandığını idarenin işlemlerinin tamamıyla yasal olup herhangi bir zarara sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; 967 ada 304 parsel sayılı taşınmaz için daha önce dava açıldığını ve davanın reddine karar verildiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, eksilmenin komşu taşınmaza kayma sonucu oluşup oluşmadığının tespit edilmediğini, raporun hatalı olduğunu, verilerin getirtilip denetlenmediğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artışının nedenlerinin açıklanmadığını, verim ve fiyatların yüksek alındığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 967 ada 304 parsel sayılı zeytinlik niteliği ile 13.289,00 m² alanlı kayıtlı taşınmaz 01.06.2009 tarihli ve 5531 yevmiyeli satış işlemi ile 2/4 hissesi davacı ..., 27.12.2011 tarihli ve 12347 yevmiyeli satış işlemi ile 1/2 hissesi davacı Hüseyin Volkan Gümüş adına tescil edildiği, 294 ve 301 parsel sayılı taşınmazların zeytinlik ve fıstıklık vasfıyla 05.05.2006 tarihinde rızai taksim yolu ile davacı ... adına tescil edildiği, dava konusu 304 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarının 30.11.1977 tarihinde yapıldığı ve bu sırada miktarı 1152 m² olarak hesaplandığı ve bu miktar yazılması gerekirken Kadastro Tespit tutanağına miktarı 13289.00 m² olarak sehven yazıldığı, dava konusu taşınmaza ait kadastro ölçü değerleri ve hesap cetvelleriyle sayısallaştırma çalışması yapılarak taşınmazın yüz ölçüm değerinin 1152.57 m² olarak hesaplandığı, kadastro dosyasındaki planimetrik yüzölçümü planimetre hesap cetvelindeki değerin 1152.00 m² olarak hesaplandığı, tapulama tutanağına ve tapu kütüğüne sehven 13.289.00 m² olarak tescil edildiği, tapu kaydında geçen 13.289.00 m² yüz ölçüm değeri ile sayısallaştırma sonucu elde edilen 1152,57 m² yüzölçüm değeri arasında 12.136.43 m² fark bulunduğu, yine dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi 967 ada 294 ve 301 parsel sayılı taşınmazların planimetre ile hesap edilen yüzölçümlerinde hesap hatası yapıldığından tapu kayıtlarında düzeltmelerinin yapıldığı ve 20.11.2020 tarihinde kesinleştiği, davanın 28.01.2021 tarihinde açıldığı dikkate alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davanın açıldığı, 2020/217 Esas, 2020/268 Karar sayılı kararında tarafları aynı olduğu dava konusu 967 ada 304 parsel sayılı taşınmaz için davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği hususları göz önüne alındığında eldeki dava yönünden davalının kesin hükme dayalı istinaf itirazı yerinde olmadığı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına istinaden kaldırma kararı gereği yerine getirilerek yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili, temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazlardan Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 967 ada 301 parsel sayılı 13.289,00 m² alanlı kayıtlı taşınmazın 05.05.2006 tarihin tamamının davacı ... adına rızai taksim yolu (murisi satış ile malik olmuştu) ile tescil edildiği, 2020 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonrasında taşınmazın yüzölçümünde toplam 26,25 m² azalma olduğu, yenileme kadastrosunun 20.11.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine uğranılan zararın tazmini istemi ile davacının eldeki davayı 28.01.2021 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açtığı anlaşılmıştır. Dava konusu arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın eksilen yüzölçümünün bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Diğer taşınmazlar yönünden ise dava konusu taşınmazlardan Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 967 ada 304 parsel sayılı 13.289,00 m² alanlı kayıtlı taşınmazın 01.06.2009 tarihli ve 5531 yevmiyeli satış işlemi ile 1/2 hisse ile davacı ... adına tescil edildiği, dava konusu 304 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarının 30.11.1977 tarihinde yapıldığı ve bu sırada miktarı 1152 m² olarak hesaplandığı ve bu miktar yazılması gerekirken Kadastro Tespit tutanağına miktarı 13289.00 m² olarak sehven yazıldığı, dava konusu taşınmaza ait kadastro ölçü değerleri ve hesap cetvelleriyle sayısallaştırma çalışması yapılarak taşınmazın yüzölçüm değerinin 1152.57 m² olarak hesaplandığı, kadastro dosyasındaki planimetrik yüzölçümü planimetre hesap cetvelindeki değerin 1152.00 m² olarak hesaplandığı, tapulama tutanağına ve tapu kütüğüne sehven 13.289.00 m² olarak tescil edildiği, tapu kaydında geçen 13.289.00 m² yüz ölçüm değeri ile sayısallaştırma sonucu elde edilen 1152,57 m² yüzölçüm değeri arasında 12.136.43 m² fark bulunduğu, taşınmazı davacı ...'ın murisi olan babasının 05.06.1989 yılında satış yolu ile edindiğini, ...'ın intikal ile 05.05.2006 yılında taşınmazda hisseli malik olduğunu, daha sonra rızai taksim ile annesi İslim Kılıç'ın dava konusu taşınmazın 1/2 hissesine sahip olduğunu, 01.06.2009 tarihinde annesinin hissesini ...'a satış yolu ile devrettiğini, taşınmazın yüz ölçümünün yaklaşık %89 oranında küçüldüğü, taşınmaza 1989 yılından beri malik olan ailenin bu durumu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki 2020 yılında uygulama yapılmasından önce davacının söz konusu taşınmazdaki yüz ölçümü değişikliğini bilip 2016 yılında dava açtığı hususu da birlikte değerlendirildiğinde davacının durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermediğini, bu nedenlerle iyiniyetli kabul edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir.
4. Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 967 ada 294 parsel sayılı 5.348 m² alanlı kayıtlı taşınmazın 05.05.2006 tarihin tamamının davacı ... adına rızai taksim yolu (murisi kadastro ile malik olmuştu) ile tescil edildiği, 2020 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonrasında taşınmazın yüzölçümünde toplam 68,22 m² azalma olduğu, yenileme kadastrosunun 20.11.2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine uğranılan zararın tazmini istemi ile dava açılmış ise de davacı murisi kadastro tespit maliki olup zeminde kullandıkları alan değişmediğinden hatalı işlem nedeni ile zarara uğradıklarından söz edilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince söz konusu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.