MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3042 Esas, 2025/638 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/616 Esas, 2022/546 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 785 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay içtihatlarına göre objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilen özelliklerin, kapitalizasyon faizinin belirlenmesine esas unsurlar olduğundan, belirlenen bedele ayrıca %150 objektif değer artırıcı unsur sebebiyle ilave yapılmasının uygun olmadığını, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmına %11,24 oranında değer düşüklüğü hesaplandığını, arta kalan kısımların şekil ve yüzölçümü itibariyle kullanıma elverişli olduğunu, ayrıca kamulaştırmadan arta kalan kısmın imar uygulaması gördüğü zamanla değer kazanacağının açıkça belli olmasına ve dava konusu taşınmazın imar uygulaması görmeyen kadastral parsel olmasına rağmen bilirkişilerce yapılan bu hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bedel yüksekliği sebebiyle kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları gözönünde bulundurularak davanın kabulüne, müvekkili idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin belirlediği kamulaştırma bedelinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiği için kamulaştırma bedelinin çok düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunda taşınmazın tarla olarak vasıflandırılmasının hatalı olduğunu ve dava konusu parselin arsa vasfında değerlendirilerek bedel belirlemesi yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın 1. Sınıf mutlak tarım arazisi niteliklerini taşıdığını, bu yönü itibariyle bilirkişi raporunda 2.sınıf mutlak tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ve herhangi bir gerekçe ile açıklanmamış olduğunu, taşınmazın kapitalizasyon faiz oranının %4,5 olarak belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ve bir çok Yargıtay kararına göre en az %4 olarak belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda belirlenen %150 oranındaki değer artışının taşınmazın nitelikleri göz önüne alındığında düşük olarak belirlenmiş olduğunu ve en az %200 olması gerektiğini, kamulaştırma sonrası kalan bölgenin geometrik bütünlüğünün bozulduğunu, verimliliğinin olumsuz etkilendiğini, bilirkişi raporunda konuyla alakalı değer değişiminin 1/4 üzerinden hesaplandığını ancak bu oranın yerinde olmadığını ve 1/2 olması gerektiğini, taşınmazın yıllık net gelir hesabı yapılırken tüm gerekli unsurların değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğinde kabul edilen taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumununa göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, (Örn: Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/1 12... /18424 Karar ve 18/11/2019 günlü kararı) bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporun değerlendirme tarihindeki verilere uygun şekilde düzenlendiği, ayrıca kamulaştırmadan arta kalan kısmın kullanım durumu, yüz ölçümü ve geometrik şekli dikkate alındığında uygulanan değer azalışının yerinde olduğu, bu nedenlerle dava konusu taşınmaz için dava tarihi olan 2020 yılı itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatının yerinde olduğu gerekçeleriyle davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.
2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmekle birlikte kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacağına uygulanan faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince faize ilişkin itiraz istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... vd.den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.