MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/731 Esas, 2025/847 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/101 Esas, 2024/43 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekili başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. Mahallesi 247 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraflar usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tapu kaydında bulunan ... Genel Müdürlüğü lehine eski irtifak hakkından kaynaklı değer düşüklüğü hesaplanması gerektiğini, irtifaktan kaynaklı değer düşüklüğü oranın fazla olduğunu, 2022 yılı için baz alınan maliyet cetvellerinde ürün gelirleri yüksek, giderler ise düşük gösterildiğini, kamulaştırma bedelinin fahiş tespitine neden olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasını kabul etmediklerini, lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faiz talebi olmadığından faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirilen resmi veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde, taşınmazın niteliğine uygun oranda (%4) kapitalizasyon faizi uygulanmasında, istinaf edenin sıfatına göre objektif değer artışının raporda yazılı hususlar doğrultusunda uygulanmasında, bilirkişi raporunda yazdığı oranda irtifak sebebi ile değer kaybı oranının tespitinde, dava konusu taşınmazda daha önceden tesis edilen irtifak sebebi ile bilirkişi raporunda yazdığı şekilde değer kaybı hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, 2022 yılı Merkezefendi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri ile bilirkişinin raporunun aldığı, dane mısır, buğday ve silajlık mısır verilerinin uyuşmadığı doğru verilere göre yapılan hesaplamaya göre bilirkişinin yaptığı yanlış hesaplamanın davacı idarenin lehine olduğu, ancak taşınmazın tapu kaydında, 3083 sayılı Kanun gereğince devir, temlik, ipotek yapılamaz ve satış vaadine konu olamaz şeklinde beyan olmasına rağmen toplulaştırma beyanının akıbetinin araştırılmadığı, taşınmazın tapu kaydında toplulaştırma şerhi olmasına rağmen akıbetlerinin İlk Derece Mahkemesince sorulmadığı, bu hususta Daire tarafından re'sen yazılan müzekkereye cevaben .. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından; dava konusu edilen .. ili, ..., .. Mahallesi .. .. .. Genel Müdürlüğünün 21.09.2021 tarih ve E-70737211-751-1580978 sayılı Olur'ları ile .. ... Arazi Toplulaştırma ve TİGH (Tarla İçi Geliştirme Projesi) Projesi Muhtevasından çıkarıldığının bildirildiği, bu hususta hükümde bir eksiklik kalmadığı, hükmün, 2. ve 3. ek raporlara göre verilmesine rağmen sadece kök ve ek raporun hükme esas alındığının belirtilmesi, faize dava tarihinin 4 ay sonrasından karar tarihine kadar hükmedilmesi gerekirken faizin başlangıç tarihinin davanın açıldığı tarih olarak gösterilmiş olması ve yasal faiz yerine kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir..
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.