MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1237 Esas, 2025/1149 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/251 Esas, 2023/101 Karar
Taraflar arasındaki haksız el atmanın önlenmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesi, taşınmaz bedelinin müvekkillerine ödenmesi davasında İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesi talebine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, ecri misil bedeli yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kayseri ili, ..., ... Mahallesi 2633 ada, 2 parselde kain taşınmaz üzerinde el birliğiyle malik olduklarını, taşınmazın davalı ... Belediyesince yol olarak kullanılmakta olduğunu belirterek davalı ... tarafından yapılan haksız el atmanın önlenmesini ve taşınmazın eski hale getirilmesini, taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile el atmanın önlenmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesi talebine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza serilmiş olan mıcırın hangi tarihte kim tarafından serilmiş olduğunun tespit edilemediğini, dolayısıyla ecrimisil yönünden değerlendirme yapılamayacağının belirtildiğini, bu nedenle dava açılmasına müvekkili idarelerinin sebebiyet vermediğini, mahkeme kararının bu nedenle kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın 01.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi verdiğini, ıslah dilekçesinin miktarının 4621,39 TL olduğunu, gerekçeli kararın hüküm kısmının 6 nolu bendinde ıslah miktarı gözetilmeksizin aslında 4621,39 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken buna aykırı olarak davacı lehine 39.954,51TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle vekâlet ücreti yönünden de mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, mahkeme kararının kesin olmadığını ve yargılama yolunun açık olduğunu, kanun yolu kapatılacak şekilde hüküm verilemeyeceğini, kabul edilmeyen talepler yönünden karşı vekâlet ücreti olarak Belediyeleri lehine en azından maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde dava konusu taşınmazın bir kısmına davalı idarece yapılan fiili el atmanın var olduğu ancak yargılama sırasında fiili el atma durumunun sona erdiği, bu nedenle dava konusu taşınmaza haksız el atmanın önlenmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesi talebine yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar ile davalı tarafından haksız olarak işgal edilmiş olan yerlere ilişkin hükmedilen ecrimisile yönelik kararın yerinde olduğu, vekâlet ücretine ilişkin istinafa gelince, davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle vekâlet ücretinin tamamından sorumlu olacağı hususları nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince davalının karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekâlet ücretinin tamamından sorumlu tutulmuş olması doğru olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü Mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklinde; 13 üncü maddesinde; "(1)Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenleme yapılmış olup söz konusu düzenlemeler uyarınca dava değeri dikkate alınarak davalı taraf lehine 4.621,39 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının; hüküm fıkrasının 6 nolu bendindeki ''39.954,51 TL'' ibaresi hükümden çıkartılarak yerine ''4.621,39 TL'' ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.