MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1210 Esas, 2024/1276 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/224 Esas, 2023/198 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ... yönünden husumetten reddine, davalı Hazine yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı Hazine vekillerince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların Kocaeli ili, ..., ...Mahallesi 34 13... nolu parsel ile 34 12... nolu parsel sayılı taşınmazlarda hisseleri bulunduğunu, 34 12... parselde İzmit Belediye Başkanlığının 08.10.20 15... 687-622/7994-4790 sayılı yazısına göre, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin 31.01.19 95... sayılı kararı ile Rekreasyon Alanı olarak belirlendiğini, 07.10.2015 tarihli ...Belediyesi E-İmar'dan alınan yazıya göre ise parselin plan fonksiyon durumunun kısmen rekreasyon alanı kısmen park olarak belirtildiğini, 34 13... parselde ise... Belediye Başkanlığının 14.09.20 15... 687-310.01.04/7994-4550/17153 sayılı yazısına göre ...Büyükşehir Belediye Meclisinin 31.01.19 95... sayılı kararı ile fuar ve sergileme alanı olarak belirlendiğini 07.10.2015 tarihli İzmit Belediyesi E-İmar'dan alınan yazıya göre ise parselin plan fonksiyon durumu kısmen rekreasyon alanı kısmen fuar alanı olarak belirlendiğini, dava konusu taşınmazların uzun yıllardır fiilen bu amaçlarla kullanılmakta olup, davalı ... tarafından kamulaştırıldığını, dava konusu 34 12... parselin tamamı 34 13... parselin ise 34.296,91 m²si kıyı kenar çizgisinin hatalı çizilmesi nedeni ile deniz içinde kaldığını beyan ederek kamulaştırmasız el koyma tarihinden itibaren işleyecek devlet alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumet itirazları bulunduğunu, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan alanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, dava konusu taşınmazların tamamının davacının ilk mülkiyet tesisinden bu yana kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ve yolsuz tescil niteliğinde olduğundan davacı tarafın geçerli bir tapu kaydı varmış gibi tazminata hak kazandığını iddia etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından davalı ... aleyhine aynı taşınmazlar için Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/240 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu nedenle davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, taşınmazlara davalı idare tarafından fiilen el atılmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden husumetten reddine davalı Hazine yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesindeözetle; ...Belediye Başkanlığının kararlarına ve aradan çok uzun zaman geçmesine rağmen davalı ... tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadığını, davacıların mülkiyet hakkının haksız yere kısıtlandığını, davalı ... aleyhine açtıkları davanın husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar için tespit edilen metrekare bedellerinin düşük olduğunu, emsal alınan taşınmazların hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların daha nitelikli olup, sanayi bölgesinde yer aldığını, hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiğini, ancak bu hususun yanlış olduğunu faizin taşınmazlara el atma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı, husumet ve hak düşürücü süre itirazlarını tekrar ettiklerini, tapu sicili kayıtlarının bir kısmının dayanağının İmar Kanunu kapsamında yapılan imar uygulamaları olduğunu, davalı yerler üzerinde imar uygulaması yapılabilmekteyse de kesinleşen kıyı kenar çizgisinin imar uygulaması sırasında dikkate alınması gerektiğini, Kıyı kenar çizgisinin Valilik tarafından talep edilip kadastro paftalarına ve tapu kayıtlarına işlenmediği sürece imar uygulamasını kontrol eden birimler tarafından kıyı kenar çizgisinin varlığından davalı idarenin bilgisinin olmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazların imar uygulaması esnasında uygulayıcı belediye tarafından başlangıçta oluşturulmaması gerektiğini, bu parsellerin oluşturulmasının bir anlamda kıyı kenar çizgisinin kara tarafında bulunan bir tapu kaydını kıyı kenar çizgisinin deniz tarafına kaydırmak olacağını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların geldisi olan 4 81... parsel sayılı taşınmazın 348.054,00 m² olarak ... Belediye Başkanlığı adına tespit gördüğü 1960 yılında açılan tespite itiraz davası sonucunda 4 81... parsel sayılı taşınmazın 292.151,00 m²lik kısmına ilişkin tespitin iptali ile bu bölümün kıyı kenar niteliği ile tescil harici bırakılmasına, 55.903,00 m²lik kısmının tespit gibi...Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verildiği ve bu kararın 29.04.2014 tarihinde kesinleştiği, ancak kadastro tespitine itiraz davası devam ederken 1995 yılında 4 81... parsel sayılı taşınmazın 247.200,00 m²lik kısmı imar uygulamasına dahil edildiği ve davacıların imar uygulaması sonucu oluşan 77.777,00 m²lik 34 12... parsel sayılı taşınmazda ve 65371 m²lik 34 13... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğu, dosyada bulunan tescil bildirim beyannamesine göre 100.854,00 m² yüzölçümlü 4 81... parsel sayılı taşınmaz ise idare adına kayıtlı iken 88.711,84 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından kıyıya terk edildiği geriye kalan 12.142,16 m² idare adına kayıtlı iken imar uygulaması sonucu oluşan 34 12... parsel sayılı taşınmazın tamamının, 34 13... parsel sayılı taşınmazın ise 34.296,91 m²lik kısmının Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararına istinaden kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması sebebiyle hükmen tescil harici bırakıldığı bu kararın tapuda infaz edildiği iş bu sebeplerden dolayı davacılar aleyhine tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zarara yönelik yerel mahkemece verilen davanın kabulü kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Dava dilekçesinde dayanılan eski tapu kaydı belirtilmemiştir. Bu sebeple davacıların hangi eski tapu kaydına dayanarak mülkiyet hakkını kaybettiği açıklattırılıp tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tapu tedavüller getirtilip, Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2010/3 Esas, 2012/58 Karar sayılı kararı ile karara dayanak krokilerden de faydalanarak tapu kaydının revizyon görüp görmediği araştırılarak tapu kaydının revizyonu ile tapu kaydı miktarı kadar davacılar adına taşınmaz tescil edilmiş ise tazminat davasının reddine, aksi hâlde, davacının dayanağı tapu kaydının uygulanması suretiyle revizyon görmeyen bölüm için tapu kaydının uyduğu belirlenen alan üzerinden tazminat miktarının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar ve davalı Hazine vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar ve davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.