MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/88 Esas, 2024/911 Karar
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hekimhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/95 Esas, 2022/191 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemeye göre davalılar vekilleri tarafından 15.12.2021 tarihli dilekçe ile reddi hakim talebinde bulunulduğu, mahkemece 16.12.2021 tarihli celsesinde bir kısım davalılar vekilinin reddi hakim talebinin 6100 sayılı Kanun'un 41/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin hakimin reddi talebinin reddi kararınına karşı yapılan başvurunun ise 01.10.2025 tarihli ek karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 36 ncı vd. maddeleri gereğince uygun görülmediğinden kesin olarak reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekillerince, ek kararı ise bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların, müştemilatın ve sulama havuzunun bedellerinin dikkate alınmasını, kıymet takdir raporunu kabul etmediklerini, gerçek bedelin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Malatya Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2017 yılı birim verim/maliyet ortalama verilerinin kullanılması gerektiğini, kamulaştırmaya ilişkin bedel tespitinde susuz ham toprak vasfındaki yaklaşık 15 dönümlük alanı için ayrı bir hesaplama ve geri kalan bahçe vasfındaki diğer alan için ise ayrı bir hesaplama yapılması gerektiğini, taşınmazın kapitalizasyon faiz oranın %4 oranında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu taşınmaz susuz vasıfta olmasına rağmen bilirkişi heyeti hukuka aykırı olarak sulu kayısı bahçesi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamada esas alınan münavvebe ürünleri, yıllık ortalama getirisine ilişkin tespit edilen verileri hayatın olağan akışına aykırı olduğunu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü belirtmiş olduğu maliyet-verim cetveline aykırı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için yerel mahkemece takdir edilen değerin taşınmaz için düşük olduğunu, mahkemece yapılan keşif ve alınan maden bilirkişisi raporu ile MTA -bakanlıktan gelen resmi yazılara göre taşınmazın maden sahası içerisinde kaldığını ve maden çıkarma potansiyelinin olduğunu, bu durumun taşınmazın değerinin çok daha artıran bir nitelik olduğu hâlde, göz önünde bulundurulmadığını,2016 yılı veya 2018 yılı verilerinin dikkate alınması gerektiğini, 2017 yılı verilerini esas alan bilirkişi raporları doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu, hukuka aykırı işlemler yapılarak teknik eksikliklerin mahkemece tamamlanmadığını, su kaynağı dava konusu taşınmaz ile 1 09... ve 10 nolu parselin bütünleyici bir parçası olup bu hususta herhangi bir nihai karar verilmemesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz oranınından ziyade bu orandan daha yüksek bir faiz en yüksek ticari faiz oranının işletilmesi gerektiğini, duruşmada hukuka aykırı işlemler sebebi ile müvekkillerce yapılan hakimin reddi talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama kayısı bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2025 tarihli ek kararı ile bir kısım davalılar vekilinin hakimin reddi talebine ilişkin 15.12.2021 tarihli dilekçesi içeriğinde belirttiği hususların hakimin reddi sebeplerinden biri olmadığı, söz konusu davaya bakan hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir somut sebebin gösterilmediği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazların kabul veya reddedilmesinin hakimin tarafsız davranmadığı anlamına gelmeyeceği, bu konuda HSK'ya bir şikayet yapılmış ise de şikayeti yapan tarafın bizzat davalı tarafın kendisi olup yalnızca hakimin şikayet edilmesinin de tarafla husumet olarak değerlendirilemeyeceği, reddi hakim talebinde bulunanın reddi hakim talebine yönelik dosyaya başkaca bir emare ve delil de sunmadığı, ret sebeplerinin 6100 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde sayılı sebeplerden olmamasına, ayrıca davaya bakan hakimin taraflı davrandığına ilişkin bir delil bulunmadığının anlaşılmasına göre; reddi hakim talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin, hakimin reddi talebinin reddine yönelik istinaf yolu ile yaptığı itirazın; 6100 sayılı Kanun'un 36 ncı ve devamı maddeleri gereğince uygun görülmediğinden reddine kesin olarak karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı süresi içinde davacı Hazine ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın bir kısmının boş olduğu tespit edilmekle bu kısmın arazi niteliğinde değerlendirilmesi gerekirken taşınmazın tümünün kapama kayısı bahçesi olarak değerlendilip değer tespit edilmesi doğru görülmemiştir.
3. Dosya içerisindeki bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın sulu olup olmadığı konusunda çelişkili bulunduğu tespit edilmekle hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın nereden ve ne şekilde sulandığı konusunda çelişki giderilmeden sulu tarım arazisi kabul edilerek değer tespit edildiği, taşınmazın yüzölçümünün büyüklüğü de dikkate alınarak tamamının ya da bir kısmının fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyorsa nereden ve ne şekilde sulandığının, bu sulamanın taşınmazın tamamını sulamaya elverişli olup olmadığı araştırılıp, mahkeme gözlemi de eklenerek dava konusu taşınmazın ne kadarlık kısmının sulandığı tespit edildikten sonra değer biçilmesi için mahallinde oluşturulacak bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak, yeniden alınacak raporla çelişki giderildikten sonra karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde bedel tespiti doğru görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
A.Bir Kısım Davalılar Vekilinin Hakimin Reddi Kararına İlişkin 01.10.2025 Tarihli Ek Kararına Yönelik Temyizi Yönünden;
Bölge Adliye Mahkemelerinin, 6100 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ve 362 nci maddeleri uyarınca hâkimin reddine ilişkin merci kararları hakkında verdikleri kararlar kesin olup 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemeyeceğinden 6100 sayılı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B.Davacı Hazine ve Bir Kısım Davalılar Vekillerinin Esasa İlişkin Temyizleri Yönünden;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.