MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3969 Esas, 2025/2919 Karar
KARAR : Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/362 Esas, 2025/261 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 95... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın sulama kaynağının ne olduğunun raporda açıkça gösterilmediğini, arta kalan alan için değer azalışı hesaplanmasının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini, arta kalan kısım için belirlenen değer azalış oranının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup dava tarihi 01.08.2023 tarihinden önce olup dava tarihinden 4 ay sonrasından yasal faize hükmedilmesi doğru ise de Mahkemece verilen 21.11.2023 tarihli 1.191.993,80 TL kamulaştırma bedeli üzerinden verilen 4.469,29 metrekarelik kamulaştırılmak istenen alan için verilen ilk karar, sadece davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup ilgili karar sulu kapama zeytin bahçesi niteliğinde bulunan taşınmazla ilgili üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağı gözetilmeden ve objektif değer artış oranının %200 olarak uygulanması gerekse de davalı tarafın istinafı bulunmadığından eleştiri konusu yapılarak kamu düzenini ilgilendiren 22/a uygulaması nedeniyle taşınmazın kamulaştırılan alanının güncellenmesi istemiyle ilk karar kaldırılmış, yeniden yapılan yargılama sonucunda kamulaştırılan alanın 4.593,44 m² olduğu görülmüş ve davanın kabulüne dair hüküm taraf vekillerince istinaf yoluna taşınmış olup İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile hüküm altına alınan bedelin, sadece davacı tarafça istinaf edildiği gözönüne alınarak taşınmazın ilk belirlenen metrekare birim bedelinin davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmek suretiyle yeniden hesaplama yapılarak kamulaştırma bedelinin 1.277.672,93 TL olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idare lehine usuli kazanılmış hak doğduğunun kabulüne karar verilemeyeceğini, istinaf kararı sonrasında yapılan yargılamada ve alınan bilirkişi raporlarında davacı idare lehine ve müvekkili aleyhine fahiş bir durum ortaya çıkmış olup bu durumun hukuken korunamayacağını, usulü kazanılmış hakkın kanunda düzenlenmediğini, hakkaniyet gereği dava konusu taşınmaz için yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini, fazla depo edilen bedelin faizsiz olarak iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Acele el koyma bedeli 399.327,52 TL olduğu hâlde, maddi hata sonucu hükümde 39.327,52 TL olarak ve İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile son kararı arasındaki fark bedel 85.679,13 TL olduğu halde hükümde 445.679,13 TL olarak yazılması hatalıdır.
4. Davacı idarece fazla depo edilen bedelin iadesine ilişkin infazda tereddüt uyandıracak şekilde mükerrer hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
a) (C) bendinin (3) numaralı alt bendindeki “39.327,52-TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “399.327,52 TL” ibaresinin yazılması ve aynı bentte yer alan “1.238.345,41-TL'nin” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “878.345,41 TLnin” ibaresinin yazılması,
b) (C) bendinin (4) numaralı alt bendindeki “445.679,13-TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “ 85.679,13 TL” ibaresinin yazılması,
c) (C) bendinin (8) numaralı alt bendinin hükümden tümüyle çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.