MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/140 Esas, 2025/204 Karar
KARAR : Kısmen kabul/ ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Mahkemenin direnme kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca oy çokluğu ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olup, Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 41... parsel sayılı taşınmazın 16.083,67 m²lik kısmının mahkeme kararı ile Orman vasfı ile ... adına tescil edildiğinden uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/267 Esas, 2020/7 Karar sayılı kararıyla davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve 2020/846 Esas, 2021/224 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak; davacılar murisinin 1966 yılında taşınmazı edindiği 27.02.2015 yılında taşınmazın 1/3'er oranında hisseler ile mirasçılar, davacı ... oğlu ... ile dava dışı ... ve ...'a intikal ettiği, aynı gün davacının diğer hissedarların 2/3 oranındaki hissesini de satın alarak taşınmazda tam hisse ile malik olduğu, taşınmazın tapu kaydına 06.06.1991 tarihinde orman tahdit sınırları içerisinde kaldığına dair şerh konulduğu, davacının taşınmazda bulunan 2/3 oranındaki hissesini taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını gösteren şerh ile edindiği anlaşılmış olup, buna göre Devlet Tapu Sicil kaydındaki şerhin tesisini sağlayarak kaydın bu hali ile değerlendirilmesi gerektiği hususunu aleniyete intikal ettirdiğinden 4721 sayılı Kanun'un 1020 nci maddesinin: "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.'' hükmü nazara alındığında tapunun beyanlar hanesine şerh işlendikten sonra bu şerhi tapuda görmesine rağmen taşınmazın 2/3 oranındaki hissesini devir alan davacının iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemeyeceğinden, davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından, davacının taşınmazda bulunan ve murisinden intikal eden 1/3 oranındaki hissesi bakımından davanın kabulüne, orman olduğuna dair şerhi görerek satın aldığı 2/3 oranındaki hissesi bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/307 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararı ile direnme hükmü kurularak davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 24.05.2022 tarihli ve 2021/6561 Esas, 2022/9255 Karar sayılı bozma kararında da açıklandığı üzere davacının taşınmazda bulunan 2/3 oranındaki hissesini taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını gösteren şerh ile edindiği, bu nedenle davacının iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemeyeceğinden, davacının dava konusu taşınmazın orman olduğuna dair şerhi görerek satın aldığı 2/3 oranındaki hissesi bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2025 tarihli ve 2023/5-672 Esas, 2025/130 Karar sayılı kararı ile direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
E. İlk Derece Mahkemesince Verilen Son Karar
Mahkemece karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeminin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinende düzenlenen mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zararın tamamının ödenmesi gerektiğini ve ... lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini, harçtan muaf oldukları hâlde, aleyhe harca hükmedildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, husumetin kendilerine düşmediğini, m² birim bedelinin yüksek belirlendiğini, objektif değer artışı ve kapitalizasyon faiz oranıın hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasın talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerin varlığı halinde mümkündür.
2. Davalı ... lehine maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınmasında, işbu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davalı idare harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin çıkartılmasına, yerine “Davalı ... harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yapılan 44,40 TL peşin harç, 1.665,35 TL tamamlama harcı ve 9.463,03 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.172,78 TL harcın istem halinde davacıya iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.