MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/584 Esas, 2025/174 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/386 Esas, 2023/416 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 2 03... parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, söz konusu taşınmazın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen RN. ... nolu ll/B Grup Mermer İşletme Ruhsatı sınırları içerisinde yer alan maden sahası olduğunu, bahsi geçen sahada mermer çıkartıldığını, taşınmaza 1983 tarihinden sonra fiilen el atıldığını, taşınmazda mermer çıkartan ruhsat sahibi firma tarafından davacılara 24.000 TL bedel ödenerek taşınmazdaki haklarının devredilmesinin önerildiğini, davacıların taşınmazın gerçek değere göre teklif edilen bedel çok düşük olduğundan kabul etmediklerini, ruhsat sahibi şirket tarafından davacılara ... 1. Noterliğinin 14.11.2018 tarihli ve 3055 yevmiye numaralı yazısı ile anlaşma sağlanamadığı durumda Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından taşınmazın kamulaştırılacağının bildirildiğini ancak dava tarihine kadar kamulaştırma işlemlerine başlanmadığını; ancak taşınmaza fiilen el atılarak taşınmazda bulunan mermer madeninin çıkartılmaya devam ettiğini, taşınmaz mermer madeni sahası olduğundan mermer maden gelirine göre değer biçilmesi gerektiğini, ayrıca taşınmazın meskun mahale çok yakın olduğunu, kamulaştırmasız el atılan davacıların maliki olduğu taşınmazın bedeli karşılığında fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün daha önceden Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının tüzel kişiliği olmadığını, Resmî Gazete'de yayımlanan 4 No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararname'sinin 763 ve devamı maddeleri kapsamında ... kurulduğunu, Genel Müdürlüklerin leh ve aleyhine açılmış dava ve icra takiplerinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı yerine Maden ve Petrol İşleri (MAPEG) kanun gereği taraf sıfatı kazandığını, bu nedenle taraf gösterilerek açılan davalarda EPDK yönünden husumet nedeniyle ret kararları verildiğini, dava dilekçesinde işgal edenin ruhsat sahibi firma olduğu belirtildiği hâlde davanın adı geçen firmaya değil bakanlığa karşı açılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
2.İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii 2 03... ve 3 nolu parsel sayılı taşınmazlarında UTM 50-6 derecelik sisteme göre koordinatları yer almadığını, söz konusu parselin büyük bir kısmının ... Mermer Madencilik Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti uhdesinde bulunan S:20053855 sayılı saha içerisinde kaldığını, S:20053855 sayılı saha hakkında gerekli ruhsatların düzenlendiğini, kurumdan kamulaştırma talebine bulunulduğunu ancak proje eksikliklerinin tamamlanmadığının tespit edildiğini, eksiklikler nedeniyle yapılmadığının belirlendiğini, müvekkili olduğu idarenin kamulaştırma sorumluluğunun doğamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah edilen tüm değere ıslah dilekçesindeki talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hatalı olduğunu, davalının hatalı olarak gösterildiğini, taraflarınca 11.02.2020 tarihinde verilen dilekçe dikkate alınarak davalı ... aleyhine hüküm kurulmadığını, bilirkişi raporunda maden gelirine göre üretilecek maden miktarı, maden miktarının dava tarihi itibarıyla değeri, üretim masrafları vb hiçbir veri gösterilmeden yargısal denetime uygun olmayan bir rapor hazırlandığını ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili Bakanlığın davada taraf olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddinin talep edildiğini, Mahkeme kararında husumet yönünde bir ret kararı bulunmadığından lehlerine de vekâlet ücreti takdir edilmediğini, bütün bunlarla birlikte sunulan tüm bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın, ... Mermer Madencilik Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi uhdesinde bulunan S:20053855 sayılı saha içerisinde kaldığı söylenmekte olup, Mahkemeye sunulan beyanlarda değinildiği üzere kamulaştırma işleminin yapılamaması da anılan şirketin gerekli belgeleri tedarik etmemiş olmasından kaynaklandığını, bu bağlamda anılan şirketin asli sorumluluğu söz konusu olduğundan şirketin de davaya dahil edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olmasının da usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince Dairenin 06.10.2022 tarihli ve 2022/879 Esas, 2769 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmediği ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür
2. 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi; "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." hükmünü düzenlemiştir.
3.15.07.2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 766 ncı maddesi ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün kurulduğu ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Geçici 33 üncü madde uyarınca açılmış dava ve icra takiplerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yerine Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün geçeceğinin düzenlendiği, bu madde uyarınca Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün kendiliğinden taraf sıfatı kazandığı anlaşılmış olup somut olayda davacı vekilinin de 11.02.2020 tarihli yeni dava dilekçesi ile davalı Bakanlığın husumete yönelik savunması kabul edilerek 6100 sayılı Kanun'un 124/3-4 maddesi gereğince davada taraf değişikliği yaptığı göz önünde tutulduğunda mahkemece ... davada EPDK'nın yerine geçeceği gözetilerek bu hususta taraf teşkili sağlanarak davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
4.Kabule göre de, hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı; dava konusu taşınmazdan çıkarılan mermer taşının cinsinin tespitiyle değerlendirme tarihi olan dava tarihinde cinsi belirlenen mermer taşının metreküp fiyatı, ortalama miktarı ile metreküp ortalama masraflarına ilişkin resmi verilerin Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü vs. yerlerden getirtilerek, kapitalizasyon faizi de uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazın maden işletme ruhsatı içerisinde bulunan el atılan kısmına maden geliri esasına göre, bu kısım dışında el atılan alan varsa arsa olarak değer biçilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekilllerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.