MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/15 Esas, 2024/3342 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/267 Esas, 2023/735 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 07.01.2025 tarihli dilekçesi ile alacağın 42.000,00 TL'sinden feragat ettiklerini, kısmi feragatin kabulü ile davanın 543.500,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 11.03.2025 tarihli ek karar ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmi feragat nedeniyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir
Davalı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı idare vekili Avukat ... gelmiştir,
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 480 41... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, bu taşınmazın imar planında '' Özel Sağlık alanı'' olarak ayrıldığından tasarruflarının kısıtlandığını, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, iddiaların asılsız olduğunu, idari yargının görevli olduğunu, taşınmazın imar durumunun özel sağlık alanı olarak değiştirilmesi nedeniyle kamulaştırma zorunluluğunun olmadığını, dava konusu taşınmazın Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin kararına istinaden imar planı değişikliğine konu edildiğini, bu doğrultuda idarenin işlem yaptığını, davacıların mülkiyet hakkından kaynaklı tasarruflarını gerçekleştirebileceklerini, fiili el atma durumunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, dava konusu taşınmazdaki davacı payının tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atmanın olmadığını, Sağlık Bakanlığının sorumlu olduğunu, idari yargının görevli olduğunu, raporun yetersiz, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 2003 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Sağlık Tesisleri Alanı(Bölge Hastanesi)" kullanımına ayrılmış iken, Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 07.02.2012 tarihli yazısı ile “taşınmazın çok paydaşlı oluşu, kamulaştırmada yaşanacak güçlükler dikkate alınarak sağlık alanından çıkartılarak vatandaşların kullanımına tahsis edilmesi” yönünde İl Sağlık Müdürlüğünün ihtiyacı olmadığının Sağlık Bakanlığından da olur alınmak suretiyle görüş bildirildiği, buna bağlı olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapılan 11.08.2015 onay tarihli ... planı değişikliği ile taşınmazın “özel sağlık tesis alanı” olarak yeniden düzenlendiği, bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planını değişikliğinin Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 13.05.2016 tarihli ve 1013 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve taşınmazın "Özel Sağlık Tesisi Alanı " olarak belirlendiği, alanı ve imar durumu da dikkate alındığında sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu anlaşıldığından, Mahkemece Dairelerinin ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin denetiminden geçen kararlarına uygun şekilde davalı idarenin sorumluluğuna karar verilmesi doğru olduğu gibi arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2023 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin davadan kısmen feragati üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen feragat nedeniyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiş, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının davaya konu taşınmazın kullanım kararını bilerek satın aldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve en son 2016 yılı onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Özel Sağlık Alanı" alanında kalan taşınmazın bedelinin 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 1 ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Buna karşın, dava konusu taşınmaz tapuda ... Mahallesinde kayıtlı olduğu hâlde, infazda tereddüt uyandıracak şekilde hükümde ... Mahallesi olarak gösterilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2025 tarihli ek kararının hüküm fıkrasının (B-1) numaralı bendinin 2 nci ve 3 üncü alt paragraflarındaki “... Mahallesi” ibaresinin hükümden çıkarılması, yerlerine ayrı ayrı “... Mahallesi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.