MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2639 Esas, 2025/143 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/275 Esas, 2024/263 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı asil ... ile vekili Avukat ... ve davalı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Trabzon ili, ... ilçesi, ... 711 (eski 315) ada 179 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, taşınmazın imar planında "lise" alanı olarak ayrıldığını ve uzun yıllar kamulaştırılmadığını, İdare Mahkemesinde dava açtıklarını ve davanın kabulüne karar verildiğini, İdare Mahkemesinin kararının kanun yollarından geçerek kesinleştiğini, tazminatın işleyen yasal faizi ile birlikte 31.03.2023 tarihinde 6.042.106,88 TL olarak ödendiğini, ancak bu ödemenin davacılara kamulaştırmasız el atma nedeniyle uğradıkları "gerçek" zararın tazminini sağlamadığını, davacıların idarenin el atması nedeniyle uğradığı zararın devam ettiğini, davalı idarenin taşınmazın 2015 yılı itibarıyla takdir edilen bedelini 2023 yılında ödediğini, değer tespitinin yapıldığı tarih ile ödeme tarihi arasında paranın alım gücünde meydana gelen değer kaybının da idare tarafından tazmininin zorunlu olduğunu, aksi durumun açık hukuka aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek müvekkillerinin uğradığı gerçek zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebinin zaman aşımına uğramış olduğunu, müvekkili idarenin bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle de husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlanması durumunun gerçekleşmediğini ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 31.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda iki seçenekli olarak hesaplama yapıldığını, mahkemenin daha düşük tutarlı seçeneğe göre karar vermesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından yapılan kamulaştırmasız el atma şeklinde de olsa bir kamulaştırma işlemi olduğunu, Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereğince taşınmazın "gerçek karşılığının" ödenmesi gerektiğini, kararının müvekkiller aleyhine olan kısımlarının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla ilgili Trabzon İdare Mahkemesinin 2018/1430 Esas sayılı dosyasında açılan davada hükmedilen bedelin 30.03.2023 tarihinde ödendiğini, açılan davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dava konusu Trabzon ili, ... ilçesi, ... 3 15... parsel sayılı taşınmaz imar planında "lise" alanı olarak ayrıldığından, davacı maliklerin tasarruf hakkının kısıtlanması sebebiyle davalı ... aleyhinde, Trabzon İdare Mahkemesinin 2021/1086 Esas (önceki esası 2018/1430) sayılı dosyası hukuki el atma sebebine dayalı olarak dava açıldığı, 4.414.505,44TL tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak payları oranında davacılara verilmesine dair karar verildiği, davalı idare tarafından kanun yollarına başvurulduğu ve sonuç olarak Danıştay 6. Dairesinin 17.11.2022 tarih, 2022/273 Esas, 2022/9855 Karar sayılı kararı ile davalı idarenin temyiz isteminin reddine kesin olarak karar verildiği, kararının 17.11.2022 tarihinde kesinleştiği; bu karara bağlı tazminatın 6.042.106.38TL olarak 31.03.2023 tarihinde davalı idare tarafından ödendiği, Yargıtayın yerleşik içtihatları somut olaya uygulandığında, davacıların ileri sürdükleri zararlarını ispat edemediklerinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idare tarafından dava konusu taşınmazın tasarrufunun hukuken kısıtlandığını, bu nedenle İdare Mahkemesinde 27.11.2018 tarihinde dava açtıklarını, açılan davanın kanun yollarından geçerek kesinleştiğini, ödemenin 31.03.2023 tarihinde yapıldığını, 5 yıllık sürede taşınmazın değerinin çok ciddi arttığını, müvekkillerinin yasal faiz ile karşılanamayacak zararlarının oluştuğunu, Anayasa'nın 46 ncı maddesi uyarınca gerçek karşılığın ödenmesinin zorunlu olduğunu, bu nedenle eldeki davayı açtıklarını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin somut olaya uygun olmadığını, dosyadaki bilirkişi raporunun haklılıklarını ortaya koyduğunu, Anaysa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gözetilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Munzam zarara hükmedilebilmesi için davacı alacaklının zararının faizle karşılanamadığını, bunun üstünde zararının oluştuğunu maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerekli olup davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin, iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığından, munzam zarar talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Aleyhine temyiz olunan davalı idare yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.