MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/141 Esas, 2025/425 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/192 Esas, 2024/232 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... Başkanığı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve davalı ... Başkanığı vekili Avukat ... gelmiş, diğer davalı vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 79... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı idare tarafından yol geçirilmek suretiyle taşınmazlara el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atma tazminatının el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sorumluluğunun müvekkili idareye ait olmadığını, davanın öncelikle husumet, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen metrekare birim değerin düşük olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerdeki emsallere göre değerinin az belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen metrekare birim fiyatının bölgeden geçen dosyalara göre çok yüksek olduğunu, davanın kısmen reddine karar verilmesine rağmen reddedilen kısım üzerinden müvekkili idare lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilemediğini, maktu harç alınması gerekirken, nispi harç alınmasının hatalı olduğunu, davacı hissesinin “yol olarak tapudan terkinine” şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı taşınmazda paydaş olduğundan kararın infazının mümkün olamayacağını, dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın sorumluluğunun ... Belediye Başkanlığına ait olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın ana arter niteliğinde olan ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olan cadde üzerindeki refüjde kaldığından husumetin davalı idareye yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmaz ile aynı yol güzergahında kalan taşınmazlara 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığının kabul edildiği ve bu dosyaların Yargıtay denetiminden geçtiği de gözetildiğinde dava konusu taşınmaza da 1983 yılı sonrası el atıldığının kabulü ile nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu, 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı gözetilerek kısmen kabul halinde davalı idare lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesi uygulaması sonucu 25.05.1992 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşıldığından emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden düzenleme ortaklık payı kesilmemesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dairemize aynı bölgeden intikal eden dava konusu taşınmaza 500 metre mesafede yer alan aynı cadde üzerindeki 2 79... parsel sayılı taşınmaz için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/328 Esas, 2016/217 Karar sayılı dosyasında 24.07.2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 2.401,18 TL/m² değer biçildiği, yine aynı konumda bulunan 2 79... parsel sayılı taşınmaz için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/329 Esas, 2016/400 Karar sayılı dosyasında 24.07.2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 2.401,18 TL/m² değer biçildiği ve bu parsellere ilişkin kararların taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemiz denetiminden geçerek 2016/13930 Esas ve 2016/25429 Esas sayılı kararları ile onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için 20.06.2018 değerlendirme tarihi itibarıyla 11.222,88 TL/m² değer belirleyen bilirkişi heyetinden dava konusu taşınmaza yakın konumda olan parseller için belirlenen bedellerden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Başkanığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Davalı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Başkanlığına ödenmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.