MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2142 Esas, 2025/241 Karar
KARAR : Esastan ret /Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/236 Esas, 2023/511 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... 12 21... parsel sayılı 1000 m² alanlı taşınmazın 3/32 hisse maliki olduğunu, taşınmaz tapu kaydına Atatürk Havalimanının genişletme çalışmaları çerçevesinde davalı lehine kamulaştırma şerhinin işlendiğini, dava konusu taşınmaz için ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/183 Esas sayılı dosyasında açılan davada müvekkili lehine davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtaydan geçerek kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın değerli yerlerden olduğunu, metrekare birim fiyatının 15-20.000,00 TL civarında olduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın müvekkiline ait olan 3/32 hissesine davalı tarafından yapılan haksız el atma nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000,00 TL, ıslahen 937.500,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açıldığını, husumet ve zaman aşımı itirazında bulunduklarını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, kamulaştırma işlemlerine 1986 yılında müvekkili idare tarafından başlanılmış ise de günümüzde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesindeki Alt Yapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığını, müvekkili idarenin taraf ehliyetinin olmadığını, 1986 yılında tapuya kamulaştırma şerhlerinin konulduğunu, bilirkişiler tarafından belirlenen kıymet takdir raporuna göre hak sahiplerine ödemelerin yapıldığını, bazı taşınmazların sehven tapuda tescilinin yapılmadığını, tüm bu işlemlerin davacıya ... 4. Noterliği aracılığıyla tebliğ edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve saklı tutulan kısmın davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin iade kararı sonrasında dosyaya ibraz ettikleri 03.07.2023 tarihli dilekçe ile davanın ek dava mahiyetinde olmadığını, taleplerinin dava tarihi olan 12.04.2019 itibarıyla asıl alacak tespiti ve iş bu tarihten itibaren faiz işletilmesinden ibaret olduğunu beyan ettiklerini, dava konusu taşınmaza 12.04.2019 dava tarihi itibarıyla yapılan değer takdirine göre hüküm kurulması gerekirken aleyhe hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, davalı yararına takdir edilen vekâlet ücretinin davacı yararına takdir edilen vekâlet ücreti miktarını aşamayacağını ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal karşılaştırmasının hatalı olduğunu, zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, maktu vekâlet ücreti hesaplanmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen kısmi davada hükme esas alınan rapor davacı yönünden kesinleştiğinden, açılmış olan iş bu davada ilk davada davacı payı olarak belirlen 215.625,00 TL’den ilk davada bu davacı için taleple bağlı kalınarak davacının 3/32 pay oranına istinaden hükmedilen 750,00 TL bedelin mahsubu ile bakiyesine hükmedilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğu; ancak davalı idare harçtan muaf olmadığı halde muafiyetine karar verilmiş olmasının ve Anayasa Mahkemesi'nin 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı ve 30.11.2023 tarihli 32433 sayılı Resmî Gazete'de 18.01.2024 tarihinde yayınlanan iptal kararı içeriğine göre, 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326 ncı maddesinin 2 numaralı fıkrasının “kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davaları” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olduğundan ret vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olarak açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan 3.669,25 TL temyiz harcından alınması gereken 732,00 TL'nin mahsubu ile kalan 2.937,52 TL'nin istenildiğinde iadesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.