MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1816 Esas, 2025/502 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/140 Esas, 2022/873 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili ..., davalı vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 18 78... parselde bulunan taşınmazda bağımsız bölüm maliki olduğunu, B2 1 nolu bağımsız bölüm maliki olan davalı tarafından bağımsız bölümde tente yaptırıldığını, tente yapımının ... Sitesi yönetim planına, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) aykırı olduğunu, yapılan eklentinin görsel anlamda çirkinlik taşıdığını, ayrıca hırsızların eve girebilmesini kolaylaştırdığını, bu nedenle davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesi ile onaylı mimari projesine aykırı olarak yapılan tadilat ve değişikliklerin onaylı mimari projesine uygun hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya ait bağımsız bölümün bahçe katı olduğunu, site yönetim planının 22 nci maddesine göre kat bahçelerinin tahsis edilen kat malikinin kullanım hakkı olduğunu, davalının bağımsız bölümüne tahsisli olan alanda site yönetim kurulunun onayı dahilinde pek çok daire sahibi gibi aynı renk ve standartta pergola yapıldığını, pergolanın açılır kapanır olduğunu, balkon manzarasını kapatmasının mümkün olmadığını, hem davacının hem başka maliklerin üst katlardan defalarca sigara izmariti, bıçak şişe gibi şeyleri düşürdüklerini, bu olaylara ilişkin kamera kayıtlarının bulunduğunu ve çok sayıda tutanak tutulduğunu, yapılan pergolanın ayrıca can güvenliğini koruma amacını taşıdığını, ... Sitesi Toplu Yapı Yönetiminin 25.04.2019 tarihli toplu yapı temsilciler kurulunun 5 nolu kararı ile bahçe katlarının tek tip tente yapılabileceğinin kabul edildiğini, davalının tamamen kanunlara uygun hareket ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sitedeki teras alanlarının bahçe olarak tasarlandığı, kapatılan teras alanı bağımsız bölüme tahsisli olsa da amaç dışı pergola tente sistem ile kapatılarak kullanımının mimari projeye aykırılık oluşturduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere dava konusu bağımsız bölümdeki tahsisli bahçe alanının sabit sundurma sistemi ile kapatıldığı, bu hususun 634 sayılı Kanun'un 18 inci ve 19 uncu maddeleri ile 16.01.2014 tarihli yönetim planına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mimari projesine vaziyet planına ve yönetim planına göre bahçe kat dairesine tahsisli alana ruhsata tabi olmayan ve site yönetim kurulunun bilgisi onayı dahilinde diğer pek çok daire sahibi gibi, aynı renk aynı standartta pergole yapan müvekkilinin 634 sayılı Kanun'a ve yönetim planına aykırı hiç bir eylemi olmadığından açılan dava haksız olduğunu, yönetim planının 22nci maddesine göre müvekkili kendine tahsisli bahçe katı dairede oturduğunu, belirlenen bahçe alanı kullanımının münhasıran bu bağımsız bölümün maliki olan müvekkiline ait olduğunu, 25.04.2019 tarihli toplu yapı temsilciler kurulu kararına göre oy çokluğu ile tentenin tek tip ve renkte yapılabileceği kararının mevcut olduğunu, yapılan tentenin ruhsata tabi olmadığını, mahkemenin kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ana taşınmaza ait yönetim planına göre dava konusu siteye ait bahçenin kullanımı zemin katta bulunan bağımsız bölümlere özgülenmişse de yönetim planındaki özgüleme hükmünün sadece kullanım hakkı vereceği, ana gayrimenkule ait mimari proje üzerinde değişiklik yapma hakkı vermeyeceği, davalının mimari projeye aykırı imalatları dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı gözetildiğinde eski hale getirme talebine yönelik kabul kararı verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Aleyhine temyiz olunan davacı yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.