MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/526 Esas, 2025/542 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/178 Esas, 2023/255 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının tapu maliki olduğu Düzce ili, ..., ... köyü 1 16... parsel sayılı kapama fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazın orman idaresinin açtığı dava neticesinde Cumayeri Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/475 Esas, 2012/141 Karar sayılı kararı ile tapusunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu kararın kesinleşerek tapuya işlendiğini, davacının mülkiyet hakkına bedelsiz son verildiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL tutarında tazminatın taşınmazın tapusunun iptaline ve Hazine adına tesciline dair mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın muhteviyatına ilişkin zaman aşımı süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen 10 yıllık süre olduğunu, dava konusu alacağın varlığını kabul etmemek kayıt ve şartı ile zamanaşımı itirazlarının olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydının şerhler hanesinden anlaşılacağı üzere Orman İşletme Müdürlüğünün açmış olduğu Cumayeri Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/475 Esas, 2012/141 Karar sayılı dosyasının kesinleşmesi ile davacının elinden çıktığını, dosyanın kesinleşmesinin 05.07.2012 tarihi olduğundan ve eldeki dava 07.07.2022 tarihininde açıldığından işbu davada 10 yıllık uzun zaman aşımı dolduğundan davanın esasına girilmeksizin davanın zamanaşımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin kararın henüz kesinleşmediğini, zira davada verilen gerekçeli kararın tebliğ işlemlerinin davanın her iki tarafı yönünden de usulsüz olduğunu, kararın davanın davacısı Orman Genel Müdürlüğü yerine temsilcisi olduğu iddia edilen ... ...'a 08.06.2012 tarihinde mahkeme kaleminde mahkeme mübaşiri tarafından elden tebliğ edildiğini, bu şekilde yapılan tebliğin usule ve kanuna aykırı olduğunu, davacının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, tapu iptal davasının gerekçeli kararı o davanın davalısı, istinaf başvurusuna konu tazminat davasının davacısı ...'nın vekiline posta yoluyla tebliğ yapılmışsa da bu tebligatın tarafların talebi olmadan gönderildiğini, tarafların temyiz süreleri mahkeme kalemince tarafların talebi olmadan başlatıldığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu, tapu iptal ve tescil hükmünün usulüne uygun kesinleştirilmemiş olması sebebiyle eldeki davada zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Düzce ili, ..., ... köyü 1 16... parselin Cumayeri Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2012 tarihli ve 2011/475 Esas, 2012/141 Karar sayılı kararıyla davacı ... ... adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, davacısının Orman Genel Müdürlüğüne izafen ... Orman İşletme Şefliği, feri müdahilin Maliye Hazinesi, davalısının ise ... ... olduğu, yargılamada davacı ve Hazine vekilinin kendilerini vekille temsil ettirdikleri, davacı Orman İşletme Şefliğinin ise temsilcisi ... ... tarafından temsil edildiği, dava ve duruşmaların adı geçenlerin katılımı ile sürdürüldüğü, hükmün adı geçenlerden davacı vekili ve Orman İdaresi temsilcisinin yüzüne, feri müdahil Hazine vekilinin ise yokluğunda karar verildiği, anılan hükmün davacı vekiline bizzat 15.06.2012, Hazine vekiline 19.06.2012, davalı orman idaresi temsilcisine ise kabulüne binaen mahkeme kaleminde mübaşir vasıtasıyla 08.06.2012 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün temyiz edilmemesi üzerine 05.07.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki tazminat davasının ise 07.07.2022 tarihinde açıldığı, davanın yasal on yıllık zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığı, davalı idare vekilinin cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesice verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla, usulüne uygun olmayan kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında sadece iki günlük bir fark bulunduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin benzer olaylara ilişkin bireysel başvuru kararlarında açıklandığı üzere, Anayasa ile güvence altında olan mülkiyet hakkına ilişkin davalarda zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin kuralların katı yorumlanmamasını içtihat ettiğini kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.