MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/76 Esas, 2025/1146 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/150 Esas, 2023/583 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 430 36... parsel sayılı taşınmazın imar planında özel spor tesisleri alanında kaldığından taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, imar planında özel spor alanı olduğunu, mülkiyeti sınırlayıcı bir durumun söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde 46.774 m² alanlı 1 parsel sayılı taşınmaz iken 12.10.1995 tarihli ve 711 sayılı kararı ile onaylı 1/5000 ölçekli "... Köyü Çevresi Revizyon İmar Planı" ve bu doğrultuda hazırlanan ... Belediye Meclisinin 25/05/1996 tarih ve 85 sayılı kararı ile uygun görülerek 19.08.1996 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli "... Köy ve Çevresine Ait Uygulama İmar Planı" kapsamında "Spor Alanı" kullanımında iken, ... Belediye Meclisinin 09.11.2012 tarihli ve 863 sayılı kararı ile uygun görülerek davalı ... meclisinin 12.02.2013 tarihli ve 249 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile dava konusu parselin yapılaşma koşullarında bir değişiklik yapılmadan kullanımının "Özel Spor Alanı" olarak değiştirildiği, bu değişikliğe paralel olarak hazırlanan ve davalı ... tarafından 03.09.2015 tarihli ve 2145 sayılı karar ile onaylanan 84138/Ek 30 nolu parselasyon planı ile taşınmazın 2,3 ve 4 parsel olarak uygulama gördüğü, davaya konu 4 parsel sayılı taşınmaz ile bitişiğinde bulunan 3 parsel sayılı taşınmazın kullanım kararında bir değişiklik olmadığı "özel spor alanı" olarak kamuya özgülenme durumlarının devam ettiği, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesis bulunmadığı, boş arsa konumunda olup fiili el atma olmadığı anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, bedel davasında adli yargının görevli olduğunu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, taşınmazın bulunduğu alanın tadilen onaylanan imar planında "Özel Spor Alanı" olarak ayrıldığı, 5216 sayılı Kanunun Büyükşehir Belediyesinin Görev Ve Sorumlulukları başlıklı 7. maddesinin (m) bendinin “Büyükşehirin bütünlüğüne hizmet eden sosyal donatılar, bölge parkları, ......spor, dinlence, eğlence ve benzeri yerleri yapmak, yaptırmak” hükmüne haiz olduğu,Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgulama sistemi üzerinden yapılan inceleme, dosyada mevcut dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir imar plan krokisine göre, dava konusu taşınmaz ile birlikte yan parsellerinde özel spor alanı alanları olarak ayrıldığı ve 5216 sayılı Belediye Kanunu'nun 7 nci maddesi uyarınca şehrin bütününe hitap eden bir büyüklükte alanın kamuya özgülendiği dikkate alındığında, davanın davalı ... yönünden kabulüne ve diğer davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine ve yazılı şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesine dair kararda usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idarelerden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalı ... lehine yazılı şekilde vekâlet ücretinin hüküm altına alınması yerindedir.
3. Davanın niteliği gereği yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde faiz hükmü kurulmuşsa da bu husus açıkça temyize getirilmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
4. Dosya kapsamına göre taşınmaza fiilen el atılmadığından, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de, yine bu husus açıkça temyiz konusu edilmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idareler vekilerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.