MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4701 Esas, 2025/859 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/434 Esas, 2024/887 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 115 71... (eski 879 parsel) sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılmadığı hâlde, imar planında "ağaçlandırılacak alan, park ve yol" alanı olarak ayrıldığını, ayrıca idarece fiilen de el atıldığını, bu nedenle mülkiyet hakkının kısıtlandığını, taşınmaza hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın ... Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazın imar uygulaması sonucu 2 ayrı parsele ayrılarak ormanlık alan, park ve yol üzerinde kaldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile davalı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şehrin en çok tercih edilen muhitinde yer alan dava konusun taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, asıl alacağa en az reel enflasyon oranında faiz uygulanması gerektiğini, tüm bedel yönünden nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, büyüklüğü 10.000 m²nin altındaki park alanlarının yapım, bakım ve onarım sorumluluğunun ilçe belediyelerine ait olduğunu, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davalı idarece taşınmaza el atılmadığını, hükme esas rapordaki verilerin hatalı olduğunu, emsal mukayesesinde de hatalı tespitler yapıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile husumetin davalı belediyeye yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, arsa niteliğindeki dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi (eski 879 parsel) yeni 115 71... parsele emsal karşılaştırılması yapılarak fiilen el atılan ve imar planında yol kullanım alanına isabet eden fen bilirkişisi raporunda A ile gösterilen 2.017,52 m²lik kısım ile fiilen el atılmayan fen bilirkişisi raporunda C ile gösterilen 627,99 m² ve D ile gösterilen 1,93 m²lik kısımlarının imar planında ağaçlandırılacak alana isabet eden kısımlardaki davacılar hisselerinin tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tesciline ve dosyada mevcut 25.09.2023 tarihli rapor ile aynı heyetin 01.12.2023 tarihli ek raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazla aynı mahallede bulunan ... Mahallesi 68 05... parsel nolu taşınmazla yapılan usulüne uygun emsal mukayesesi sonucunda belirlenen tazminat bedelinin bedellerinin davalı belediyeden tahsiline karar verilmesi ile hükmedilen vekâlet ücreti miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.