MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1175 Esas, 2025/1162 Karar
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/409 Esas, 2023/851 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 609 40... parsel sayılı taşınmaza enerji nakil hattı geçirmek suretiyle fiilen el atıldığını, ayrıca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında enerji nakil hattı koruma kuşağı alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinden müvekkili kuruma ait 380 kV Ankara II-Gökçekaya Enerji İletim Hattının geçtiğini, söz konusu hattın dava konusu taşınmazda imar uygulaması yapılmadan önce 1 74... kadastro parselleri üzerinde ikmal edildiğini ve taşınmazın güncel tapu kaydından da görüleceği üzere 3.155 m²lik irtifak hakkının 03.09.1971 tarihli ve 1789 yevmiye numaralı işlemle ve 1625 m²lik ve 5.966 m²lik irtifak haklarının ise 11.03.1971 tarihli ve 2102 yevmiye numaralı işlemle şerh edildiğini, davacının taşınmazdaki enerji iletim hattını ve irtifak şerhini bilerek pay satın aldığını, mülkiyet hakkının kısıtlandığının iddia edilemeyeceğini, taşınmazın imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağı alanı olarak ayrılmasında müvekkili idareden görüş alınmadığını, bu kararın Çankaya Belediye Başkanlığı ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı sorumluluğunda alınan bir karar olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesi uyarınca maktu harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gibi 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 uyarınca maktu harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının taşınmazdaki enerji iletim hattını ve irtifak şerhini bilerek pay satın aldığını, mükerrer kamulaştırma bedelini kabul etmemekle birlikte, irtifak kamulaştırma bedeli yerine mülkiyet kamulaştırma bedelinin hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağı olarak ayrıldığı, taşınmaz üzerinden 380 kV Ankara II-Gökçekaya Enerji İletim Hattı geçtiği, taşınmaz üzerinde tesis edilen hatların öncesinde kadastral 1 74... parsel sayılı taşınmazlarda tesis edildiği, kamulaştırma işlemlerinin bu parseller üzerinden yürütüldüğü, 175 parsel sayılı taşınmazdan geçirilen 380 KV Ankara II–Gökçekaya Enerji Nakil Hattı nedeniyle o zamanki malikleri tarafından rızai ferağ verilmesi nedeniyle taşınmazın ifraz görerek pilon yerinin 656 parsel, enerji nakil hattının geçtiği taşınmazın 655 parsel olarak tescil edildiği, 655 parsel sayılı taşınmazda daha sonra Karayolları Genel Müdürlüğünce yapılan kamulaştırma nedeniyle taşınmazın tekrar ifraz gördüğü ve 747 parsel ile 748 parsel olarak tapuda tescil edildiği, enerji nakil hattının kadastral 748 parsel üzerinde kaldığı, davaya konu 609 40... parsel sayılı taşınmazın kadastral 7 48... parsel sayılı taşınmazların imar uygulaması sonucu oluştuğu, rızai ferağ veren 748 parsel maliklerinin imar uygulaması sonucunda dava konusu taşınmazda da malik konumunda bulundukları, davacının taşınmazdaki hissesini kadastral 175 ve sonrasında 655 ile en son 748 parselde malik olan ve dosyada mevcut 11.03.1971 tarihli ve 2102 yevmiye numaralı işlemle rızai ferağ veren ... mirasçılarından üzerindeki irtifak şerhleri ile birlikte satın almak suretiyle malik olduğu, davanın irtifak hakkı bedelinin tahsili istemine ilişkin olmayıp taşınmazın imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağında kalması nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, bu yönüyle tespit edilen bedelden ancak kesinleşmiş irtifak hakkından dolayı taşınmazda meydana gelen değer düşüklüğünün bedelin hesabında dikkate alınması gerektiği gözetildiğinde, Anayasa Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 20.12.2018 tarihli 2016/181 Esas, 2018/111 Karar sayılı kararı ile ''Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1 inci maddesinin ''Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanun'un Geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir'' kısmı iptal edilmiş olup Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 tarihli ve 2010/5-662 Esas, 2010/651 Karar sayılı kararı da gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğinin açık olduğu, bu itibarla taşınmazın imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağında kalması nedeniyle maliklerin tasarruf imkanının kalmadığı, taşınmazın paydaşlarınca açılan davaların kabulüne dair kararların Dairelerince uygun bulunduğu ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, taşınmazın oluşumuna esas imar uygulaması ve parselasyon planının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulması isteminin reddine, akabinde de davanın reddine dair kararın istinafı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/557 Esas, 2019/262 Karar sayılı kararı ile istinaf itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Mart 2015 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 1.000,00 TL/m² birim bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2016/17014 Esas, 2018/6263 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği de dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/4852 Esas, 2023/10934 Karar sayılı kararı ile 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077 Esas, 2023/8035 Karar sayılı "26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanamayacağına" dair Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı gereğince nispi karar ve ilâm harcına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, harç hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi isabetlidir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporu uyarınca dava konusu taşınmaza imar uygulaması yapılmadan önce 1 74... sayılı kadastro parseli halindeyken 1971 yılında enerji iletim hattı geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığı, davacının taşınmazdaki payının söz konusu irtifakların bedelini nakden alarak ferağ veren ...mirasçılarından geldiği, davanın irtifak hakkı bedelinin tahsili istemine ilişkin olmayıp taşınmazın imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağında kalması nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "enerji nakil hattı koruma kuşağı alanı" olarak ayrıldığı ve 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1'i uyarınca hukuken el atıldığı anlaşılmakla, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü gereği hukuken el atılan dava konusu taşınmaz için maktu harca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A) harfi ile gösterilen bendinin harca ilişkin (4) numaralı alt bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine "Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilâm harcından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 350,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 264,70 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına" cümlesinin yazılması; vekâlet ücretine ilişkin (8) numaralı alt bendinde yer alan "307.651,05" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "30.000,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.