MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3115 Esas, 2025/475 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1290 Esas, 2023/599 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 24... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebe ürünlerinin satış fiyatlarının dosya içerisinde yer alan İlçe Tarım Müdürlüğüne ait verilere göre maksimum fiyatının alındığını, kamulaştırmada esas olanın aksi gerekçelendirilmediği takdirde ortalama satış fiyatının alınması olduğunu, maksimum satış fiyatının alınması ile kamulaştırma bedelinin hakkaniyete aykırı olarak arttırıldığını, kullanılan objektif değer artışının fahiş olduğunu, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken dikkate alınan unsurların objektif değer artışı adı altında tekrar kullanılmasının Yargıtay kararında da ifade edildiği üzere taşınmazın önemli yerleşim yerlerine yakınlığı, ulaşım olanakları vs taşınmazın kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken nazara alınacak unsurlar olduğunu, bunlara bağlı objektif değer artışının yapılmamasının gerektiğini, objektif değer artışına karar verilmesinin mükerrer bir değerlendirme yapılmasına neden olacağını, yapılara ilişkin olarak yıpranma paylarının düşük, maliyet birim fiyatlarının yüksek alındığını beyan ederek, yerel mahkeme ilamındaki hükmün idareleri lehine olacak şekilde kaldırılarak, itirazları doğrultusunda yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfına uygun olduğu halde arazi vasıflı değerlendirilmesine itiraz ettiklerini, yapılan tespitlerden taşınmazın bulunduğu bölgenin Büyükşehirlere yakın ve ulaşımının kolay olduğunu, ülkenin önemli bölgelerine erişim yolları olan D-140 ve TEM Otoyollarının kamulaştırılan bölgeye çok yakın olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporlarlarına ve kurumlardan gelen yazı cevaplarına göre taşınmazın arsa vasıflarına uygun halde olduğunu, taşınmazın her türlü kamu hizmetinden ve belediye hizmetlerinden (çöp toplama, elektrik, yol, ulaşım, aydınlatma gibi) yararlandığını, 20.01.2023 tarihli bilirkişi raporunun 4 nolu taşınmazın cinsi ve alanı başlıklı kısmında taşınmazın özelliklerinden bahsedilirken arsa vasıflarına uygun nitelikler taşıdığından bahsedilmesine rağmen taşınmazı arazi vasıflarına göre kıymetlendirdiklerini, taşınmazın arsa vasıflarına uygun olduğuna ilişkin itirazlarını tekrar etmek ile birlikte; taşınmazın tarla vasıflı kabul edilmesi halinde, belirlenen %170 oranlı objektif değer artırıcı unsur oranı miktarının az olduğunu, kamulaştırma bölgesinde emsal dosyalardan alınan ve Yargıtay denetiminden geçen dosyalarda bu oranın en az %200 şeklinde uygulandığının görüleceğini, dolayısı ile belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranını da kabul etmediklerini, bilirkişi raporu ile parsel üzerindeki yapılara ilişkin değer tespiti yapıldığını, yapılara biçilen değerin gerçek değerlerinin altında olduğunu, taşınmaz üzerinde yer alan yapılara ilişkin olarak bilirkişilerce tespit edilen yıpranma oranlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, yıpranma oranlarının bilirkişi raporunda belirtilenin altında olduğunu, yapılara biçilen metrekare birim fiyatlarının da 2019 yılı resmî tarifesine uygun uygun olmadığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kamulaştırma bedeline ilişkin kısmının davalı müvekkil lehine olacak şekilde kaldırılmasına ve itirazları doğrultusunda yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Mutlak tarım alanı içerisinde, köy yerleşik alanında kaldığı, arazi niteliğinde kabul edilen taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumununa göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, (Örn: Yargıtay 5. Hukuk Dairesini 2019/112 Esas, 2019/18424 Karar ve 18.11.2019 günlü kararı), belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyetli olduğu, raporun değerlendirme tarihindeki verilerin dosya arasına alınarak incelenmesi neticesinde verilere uygun şekilde düzenlendiğinin anlaşıldığı, neticeten 2019 yılı itibarıyla belirlenen 175,50 TL/m² birim fyatının yerinde olduğu, taşınmaz üzerindeki yapılara 2019 yılına ait yapı yaklaşık birim maliyetleri hakkındaki tebliğe göre yapı sınıfları, bu yapı sınıflarına uygun birim fiyatları ve yaşları belirlenip buna göre yıpranma payı düşülerek bedellerinin tespit edildiği ve belirlenen bedelin uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmekle birlikte kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacağına uygulanan faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince faize ilişkin itiraz istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.