MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/169 Esas, 2025/661 Karar
KARAR : Esastan ret /Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/233 Esas, 2023/432 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Yalova ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 70... ve 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının Maliye Hazinesi tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, davanın idari başvurular yapılmadan açıldığını, taşınmazın tapu kaydına orman şerhi konulduğunu, davacıların o tarihten itibaren taşınmazın orman olduğunu bildiklerini, tazminat davası açmak için zaman aşımı süresinin geçtiğini, taşınmazın maliki tarafından orman kadastrosuna itiraz edilmediğini, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmazın bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece belirlenen bedelin düşük olduğunu, ıslah dilekçesinde maddi hata yapıldığını, bu nedenle davanın 6.361.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının düşük alındığını, taşınmaz orman niteliğinde olduğundan tarım yapılamayacağını bedelin buna göre belirlenmesi gerektiğini, münavebe ürünlerinin verimlerinin yüksek, masraflarının düşük alındığını, objektif değer artış oranının yüksek olduğunu, davacılar tarafından daha önceden ıslah yapıldığından ikinci kez ıslah yapılamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın Hazine aleyhine açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, zamanaşımı süresinin dava tarihi itibarıyla geçmediği, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan tazminat davalarının dava açıldığı tarihte tazminat miktarının davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107/1 inci maddesi uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında ve davacının tapusu kesinleşmiş mahkeme kararı ile iptal edilerek Hazine adına tescil edildiğinden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazine dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı Hazine aleyhine nispi vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacı tarafın ıslah dilekçesinde tazminat miktarını 5.089.000,00 TL'den 1.272.441,61 TL'ye arttırdığı ve eksik nispi harcı da yatırdığı hâlde, toplamda maddi bir hesap hatası yapıldığı, davacının talep ettiği alacağın 6.361.000,00 TL olduğu anlaşıldığından 6.261.000,00 TL olarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Davanın kısmi dava olarak açıldığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi dava dilekçesinde belirtilen talebin toplam 5.089.171,15 TL'ye ıslah edildiği gözetildiğinde 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynı davada ikinci kez ıslah ya da başka ad altında talep artırılması mümkün olmayıp fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle istenmesi gerekir.
4.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi ıslahla artırılan miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken kaldırma kararı sonrası ikinci kez yapılan ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak fazlaya karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.