MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2728 Esas, 2025/338 Karar
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/804 Esas, 2023/514 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare, davalılar ... vd. ile davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. (..) Mahallesi 1159 71... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; gerçek değerin tespitini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın tarım arazisi olmasına rağmen arsa olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, uygun emsal alınmadığını, Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararı göz önünde bulundurularak karardaki faize ilişkin hükmün kaldırılması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin emsallerinin çok altında olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, enflasyon gözetilerek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin emsallerinin çok altında olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, enflasyon gözetilerek faize hükmedilmesi gerektiğini acele el koyma dosyasında belirlenen bedel ile iş bu dosyada belirlenen bedel arasında çelişki olduğunu ve çelişkinin giderilmediğini ileri sürmüştür.
4.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin emsallerinin çok altında olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, enflasyon gözetilerek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak değer biçilmesinde Dairelerince alınan ek rapordaki açıklamalar da gözetildiğinde aynı kamulaştırma kapsamında intikal eden dosyalardaki değer de dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği, ancak ilk kararda tespit edilen kısım aynı zamanda yargılama sırasında sonuçlanan acele el koyma dosyasında bloke edilen bedel olduğundan bunun kararda belirtilmemesi ve şimdiki bedelden mahsup edilmemesi ve faiz yönünden ise yargılama sırasında acele el koyma kararının verildiği anlaşıldığından bu tutara da acele el koyma karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiği, acele el koyma bedelinin tamamına karar tarihine kadar faiz işletilmesi doğru bulunmadığı gibi 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “ Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmünün Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/9-602 Esas, 2004/595 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2004/4849 Esas, 2005/1452 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulanması kabul edildiğinden faize yönelik düzenleme usul hükümlerine ilişkin olduğundan derhal uygulanması gerektiğinden, davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalılar ... vd. ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesince kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin işletilmesinin hatalı olduğunu ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz dışındaki istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz dışındaki istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ... vd. ile davalı ... vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Yargıtay'ın hukukî güvenlik ve hukukî öngörülebilirliğin temini amacıyla içtihat birliğini sağlama görevinin bulunduğu nazara alınarak yapılan değerlendirmeye göre Bölge Adliye Mahkemesince 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği gerekçesiyle Mahkeme kararı faiz yönünden düzeltilmişse de dava 01.08.2023 tarihinden önce 03.07.2019 tarihinde açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davalılar ... vd. ve davalı ... vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (A) harfli bendinin, (1) numaralı alt bendininin, (a) ve (b) harfli fıkrasının hükümden tamamen çıkartılması, (a) bendi yerine “Acele el koyma kararının dava tarihinden sonra yargılama sırasında verildiği gözetilerek 2.239.088,15 TL' lik kısma dava tarihinden 4 ay sonrasına tekabül eden 04.11.2019 tarihinden acele el koyma tarihine kadar yasal faiz işletilmesine", (b) bendi yerine "Fark 361.142,25 TL 'lik kısma dava tarihinden 4 ay sonrasına tekabül eden 04.11.2019 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ikinci karar tarihi olan 21.06.2023 tarihine karar yasal faiz işletilmesine" cümlelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılar ... vd.den peşin alınan 2.461,60 TL temyize başvurma harcından 615,40 TL temyize başvurma harcının mahsubu ile kalan 1.846,20 TL'nin istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.