MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/157 Esas, 2025/270 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/468 Esas, 2024/414 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 1 43... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda kapitalizasyon faizinin çok düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faiz oranının %6 olması gerektiğini, davaya konu parselin konumsal özellikleri, kapitalizasyon faiz oranı üzerinde etkili olan etmenler olmasına rağmen objektif değer artışına konu edilerek tekrar hesaplamaya alındığı %100 oranında artış yapıldığını, bu durumun mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğini, ayrıca arta kalan 495 m²nin tarımsal işletme büyüklüğünün altında olduğundan bahisle %40 oranında değer azalışı verildiğini, dava konusu parselin geldisi olan 162 parsel 1.187 m² olup kamulaştırma işlemi öncesinde de ekonomik tarımsal işletme büyüklüğünün altında kaldığını, yerel mahkeme gerekçeli kararında kamulaştırma bedelinin 112.816,40 TL olduğunun belirlediğini, ancak söz konusu hesaplamanın hatalı olduğunu, dava konusu edilen taşınmazın 17/20 hissesi müvekkil idare adına kayıtlı olduğunu, davaya konu taşınmazın sadece 3/20 hissesinin kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerektiğini, bu durumda kamulaştırma bedelinin 16.922,46 TL olarak belirlenmesi gerekmesine rağmen yerel mahkemece 112.816,40 TL belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasında, taşınmazın 63,38 TL olarak çıplak bedel tespitinde %100 objektif değer artışı uygulanmasında, arta kalan ksısımda %40 değer düşüklüğü uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, dava tarihi 09.12.2021 tarihi olduğundan, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkra hükmünün iptal edildiğinden mahkemece uygulanan faiz başlangıcının faiz türünün yerinde olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararında dava tarihinden 4 ay sonrası olan 10.04.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi yerine 10.04.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı ve bu yazım hatasının mahallinde her zaman düzeltilebileceği, davacı vekilinin haklarında vekâlet ücreti verilmesi yönündeki istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Davalıların hissesine düşen kamulaştırma bedeli 16.922,46 TL olduğu hâlde, gerekçeli kararda kamulaştırma bedelinin 112.816,40 TL olarak yazılması ve davalıların payına düşen alan 692 m² olduğu hâlde, taşınmazın tamamına karşılık gelen tapu kaydının iptaline karar verilmesi hatalıdır.
6. Dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren faize hükmedilmesi gerekirken Mahkemece yanılgıya düşülerek faiz başlangıç tarihinin 10.04.2021 tarihi olarak yazılması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının;
a) (1-a) bendinde yer alan "tamamına" kelimesinin hükümden çıkartılması, yerine "692 m²sinin" ibaresinin yazılmasına,
b) (1-b) bendinde yer alan "112.816,40 TL" rakamının hükümden çıkartılması, yerine "16.922,46 TL"
ibaresinin yazılması,
c) (1-c) bendinde yer alan "10/04/2021" tarihinin hükümden çıkartılması, yerine "10.04.2022" tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.