MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/426 Esas, 2024/379 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki müdahalenin meni eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; anataşınmaza ait ortak alanlara davalılarca yapılan müdahalenin meni ile bu alanların mimari projeye uygun eski hale getirilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin taşınmazı 3. kişiye satış ile dava konusu yer ile ilgili olarak husumet itirazında bulunduklarını ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davada taraf olamayacağı gibi müvekkiline de husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin iş yerini diğer davalı Muhammet Yılmaz'a kiraya verdiğini, apartmanın sözde ortak alanına müdahale yapılmışsa bile bu müdahalenin müvekkili tarafından yapılmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2014/80 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2014/80 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen hükmün infaza elverişli olmadığı, hüküm fıkrasının tarafların taleplerini karşılayacak şekilde açık ve maddeler halinde, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde oluşturulması gerekirken, anılan emredici hükme aykırı olacak, infazda tereddüt yaratacak, genel ifadeler kullanılarak, yapılan keşfe ve alınan rapora göre tam olarak ana taşınmazın neresine, ne şekilde bir müdahalede bulunulduğu, bilirkişi raporundaki tespitlere göre bu müdahalenin ne suretle giderilebileceği somut olarak belirtilmeksizin, bunların yanı sıra bilirkişi raporunun gerekçeli kararın eki sayılması yönünde bir karar da verilmeksizin hüküm kurulması, hüküm fıkrasının açık, şeffaf, uygulanabilir ve gerekçe ile uyumlu olma, talepleri tek tek karşılama ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.11.2020 tarihli ve 2018/885 Esas, 2020/1293 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2014/80 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece yapılan inceleme sonucunda; davalının 15 nolu bağımsız bölümün maliki olduğu, ancak yargılama devam ederken davaya konu davalıya ait 15 numaralı bağımsız bölümün 01.06.2021 tarihinde dava dışı şahsa satıldığı ve yargılama sonucunda verilecek kararın yeni malikin hukukunu yakından ilgilendirdiği ve davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi de dikkate alınmak sureti ile davaya konu 15 numaralı bağımsız bölüm yeni malikinin usulüne uygun şekilde davaya dahil edilerek öncelikle taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yeni malik davaya dahil edilmeden davanın esası hakkında karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının davaya konu yer ile ilgili iddia edilen ve davaya konu sorunlardan davanın ihbarı ile sonradan haberdar olduğunu, tapuya ... ilkesi göz önünde bulundurulduğunda tapu kayıtlarında iddia edilen sorunların ve söz konusu dava ile ilgili herhangi bir şerh ve kayıt bulunmadığından müvekkilin dava konusu hukuki uyuşmazlıktan sorumlu tutulmaması gerektiğini, yönetim planının 3. 4. ve 5. maddesi incelendiğinde davacının, davalının işgal ettiğini iddia ettiği ortak kullanım alanı ile bağdaşmadığının da görüleceğini, 27.10.19 93... /17 sayılı ruhsatla onaylanmış proje incelemesinde işgal edildiği belirtilen otoparkın yönetim planında ortak yerler içerisinde yer almadığını, arıca dava konusu yer, mahallinde yapılan inceleme sonucu davacının iddia ettiği gibi herhangi bir otopark işgalinin söz konusu olmadığı da görüleceğini, binanın mevcut durumu ve dava konusu yer birlikte değerlendirildiğinde işgal edilen otopark olarak gösterilen yerdeki kot farkı ve içerdeki kolonların kullanıma uygunluğu gözetilmeden rapor düzenlendiğini, eski hale getirme durumu söz konusu olsa bile bunların maliyeti, kullanıma uygunluğu ve beklenen menfaati karşılaması ile ilgili bir değerlendirme yapılmadan bilirkişi raporu düzenlendiğini, dava konusu yer ile ilgili olarak yapı kayıt belgesi alındığını, otopark alanının belediyedeki onaylı projede bağımsız bölüm olarak yer almadığının mahkeme tarafından yargılama süresince dikkate alınmadığını, tapu kayıtlarında 14 adet bağımsız bölüm ile ilgili olarak 42/608 pay ayrıldığı hâlde, ortak alanların gösterilmediğini, ayrıca dava konusu işyeri ile ilgili olarak 20/608 pay ayrıldığını, bina ile ilgili olarak yapılması gerekenin dava konusu işyeri, kapıcı dairesi ve meskenlerin ayrı ayrı bağımsız bölüm olarak gösterilmesi ve buna göre düzenlenme yapılması gerektiği halde hatalı işlem yapıldığını, bu nedenle de bugüne kadar cins tahsisi yapılmadığını, resmi kayıtların fiili durum ve binanın yapısına uygun olarak hazırlanmadığından hatalı ve eksik işlem yapıldığını, bu hususların hükümde dikkate alınmamasının bozma sebebi olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eski hale getirme istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un (1086 sayılı Kanun) 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Buna karşın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hale getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yerine getirmediğinde cebri icra marifetiyle yerine getirilmesine, cebri icra masraflarının davalı tarafından karşılanmasına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2) bendinde yazılı ''1 haftalık süre içerisinde eski haline getirilmemesi halinde İİK'ya göre kararın icrasına, masrafın davalıdan alınmasına" cümlesinin çıkarılması suretiyle DÜZELTEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.