MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2595 Esas, 2025/582 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1046 Esas, 2023/318 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, ... Mahallesi 1 23... parsel sayılı taşınmaz için kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin hukuka aykırı şekilde fahiş olarak belirlendiğini, müvekkil idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından taşınmaza uygun bir bedel takdir edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise mevzuata ve yargı içtihatlarına aykırı şekilde hakkaniyete aykırı yüksek bir bedel belirlendiğini, davalı lehine 2942 sayılı Kanun'da belirtilen maktu vekâlet ücretine hükmedilmişken, 2942 sayılı Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Anayasa'nın 10 uncu madde eşitlik hükümlerine aykırı olarak, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, amir hükmü gereği, kabul ile neticelenen bir davada, 2942 sayılı Kanun ve 6100 sayılı Kanun gereği davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmişken, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle kararın vekâlet ücreti yönünden kaldırılarak, idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekmekte olduğunu, davanın kıymet takdiri raporu çerçevesinde kabulüne, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ederek, hukuka aykırı olarak verilen kararın bedel yönünden kaldırılarak müvekkil idare lehine karar tesis edilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşınmazların arsa vasfında olduğunu, buna karşılık biçilen bedelin tarla veya fındıklık bedelleri ile aynı olduğunu, tarla ile arsa arasında en az 2-3 kat değer farkının bulunduğunu, öncelikle bu eksikliğin giderilmesinin gerekmekte olduğunu, dava konusu parselin köy yerleşik alanı imarı olan, çöp toplama gibi hizmetleri alan, yola cepheli yapılaşmaya çok uygun ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan bir parsel olduğunu, emsal yerler için çok kısa süre sonra açılmış bulunan 2023 esaslı dosyalarda arsa vasfı kabul edilerek aynı mahalle içinde bulunan komşu parsellere 850 TL/m² birim bedellerle bilirkişi raporlarının hazırlandığını, dolayısıyla bu dosyada da 2023'teki birim bedel olan 850 TL/m² de dikkate alınarak yeni bir raporun hazırlanmasının gerektiğini, dava konusu yerin D 140 Devlet Karayoluna cephe ticari bina bulunan mükemmel konumlu bir taşınmaz olduğunu, taşınmazın arta kalan kısmına başka parsellere kamulaştırma bedelinin 4 katı bedel ödenerek alınarak ekleme sonrası yapılan yapının fotoğraflarının dosyada mevcut olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkiinin raporda da işlendiği üzere her türlü belediye hizmetinden yararlanan, ulaşım imkanları iyi, alt yapı hizmetleri iyi, alım satım kabiliyeti yüksek yerleşik alan durumunda olduğunu, böyle bir yerin değerinin çok daha yüksek olacağını, emsal alınan taşınmaza göre parsellerinin çok daha değersiz kabul edilerek bedel biçilmesi nedeniyle eksik bedel hesaplandığını, yapılan puantaj tablosunda dava konusu taşınmaz için çok düşük puanlamalar yapıldığını, eşit veya çok yakın puan verilmesi gereken kriterlerde dahi 100'e 5 - 10 - 15 gibi oranlar verilmek suretiyle düşük bedel biçildiğini, bölgede 6-7 mahallenin kamulaştırmaya konu baraj sahası altında kalacak olması nedeniyle yapılaşmaya uygun yer kıtlığının yaşandığını, müvekkillerin giden ev ve arsalarının yerine hükümle ödenen bedellerle benzer yer almalarının, yerleşmelerinin hayat kurmalarının imkansız olduğunu, mahallinde keşif yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazlarla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibariyle karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın 11.10.2021 tarihi için 287,61 TL olarak belirlenen değerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalı vekili, faize ilişkin itirazını istinaf incelemesinde ileri sürmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, dosyaya alınan .. Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü cevabi yazısında dava konusu taşınmazın onaylı bir imar planı bulunmadığı, köy yerleşik alan içinde kaldığı belirtilirken taşınmazın faydalandığı idare hizmetleri açıkça belirtilmemiştir.
4. Bu nedenle öncelikle dava konusu taşınmazın arsa mı, arazi mi olduğunun belirlenmesi gerekir. Bunun için de taşınmazın değerlendirme tarihinde belediye imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içerisinde ise tarihi, ölçeği ve türü (1/1000, 1/1500, 1/25000 uygulama, nazım...) araştırılarak, 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde olmadığının tespiti durumunda belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun mahal olup olmadığı hususları Belediye Başkanlığından ayrıntılı olarak sorulup, alınacak yazı cevabına göre, taşınmazın vasfı belirlendikten sonra taşınmazın niteliğine göre oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılarak;
a)Arsa ise 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca yakın tarihte satışı yapılan emsallerle dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönleri belirtilmek suretiyle mukayese yapılıp dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen 2021 yılı emlak vergisine esas olan metrekare değerleri de ilgili Belediye Başkanlığından istenip, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden ve dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihinde, bilirkişi kurulunca somut emsal kabul edilecek taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup düzenleme ortaklık payı düşülüp düşülmeyeceği hususunda bilirkişi raporu denetlenerek,
b)Tarım arazisi ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca; o yörede mutad olarak ekilen münavebeli ürünleri ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verim miktarları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2021 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatlarının da ilgili resmî kuruluşlardan sorulmasından sonra taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre varsa objektif değer artırıcı unsurlarda gözetilerek bedel belirlenerek,
Hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile açıklanan hususlarda değerlendirme yapılmadan taşınmaza arsa olarak değer biçen rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.