MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1667 Esas, 2025/378 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/182 Esas, 2023/112 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 2 99... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut olan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın metrekare fiyatının 727,22 TL olarak hesaplandığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, emsal taşınmazın uygun olmadığını, davanın kabulü ile taşınmazın kamulaştırılması kararına bir itirazları olmamakla birlikte taşınmazın kamulaştırılması için belirlenen metrekare birim fiyatının yüksek olduğunu, yeniden yargılama yapılarak bedel yönünden kararın kaldırılmasını, vekâlet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibariyle karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın kadastral parsel olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılmamasının yerinde olduğu, vergi rayiçleriyle uyumlu şekilde yapılan mukayese sonucunda 08.06.2022 tarihi itibariyle belirlenen 727,22 TL/m² birim fiyatının taşınmazın özelliklerine uygun olduğu, birim fiyat yönünden Dairenin 2022/3978 Esas, sayılı dosyasında Merkez Mahallesi 3 95... parsel için 18.03.2022 tarihi için metrekare birim fiyatının 581,62 TL uygun bulunduğu, yine Dairemiz 2023/145 Esas, sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın yakınında bulunan ... mahallesi 4 25... parsel yönünden ise 08.06.2022 tarihi itibariyle 727,00 TL metrekare birim fiyatının uygun bulunduğu dikkate alındığında, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama sisteminden yapılan incelemede taşınmazların konumu ve özellikleri, somut emsale nazaran mesafesi ve özellikleri karşılaştırıldığında istinafa konu itirazların yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazın kapama fındık olduğu gözetilerek kaim değer belirlemesi ile taşınmazda bulunan fındık ocak bedellerinin usulüne uygun hesaplandığı, her ne kadar bu hesaplama sırasında 2021 verileri esas alınmış ise de bu durumun istinaf eden idarenin lehine olduğundan eleştirilmesi ile yetinilerek, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemline ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak; üzerindeki fındık ağaçlarına ise kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutad münavebe ürünlerine göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.