MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1336 Esas, 2025/1300 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/361 Esas, 2024/435 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1694 parsel sayılı taşınmaza imar planında 20 metre ve 35 metre yol alanı, park alanı ve demiryolu alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkilinin fiilen el atmadığını, husumetin fiilen atan idareye yöneltilerek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaza ilişkin imar planında en son 2015 yılında yapılan değişikliğin onaylandığını ve bu tarihten taşınmazın kullanım kararında bir değişiklik yapılmadığı gibi davacının bu yönde bir başvurusunun da bulunmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda herhangi bir fiili el atma bulunmadığını, taşınmazın maliklerince kullanıldığını ve mülkiyet haklarında herhangi bir kısıtlama yaşanmadığını, taşınmaz üzerinden geçen yolun genişliği itibarıyla davalı ... Başkanlığının sorumluluğunda bulunduğu gibi yola cepheli park alanından da aynı idarenin sorumlu olduğunu, tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazın tamamı için .. Büyükşehir Belediye Başkanlığınca kamulaştırma şerhinin konulduğunun görüleceğini ileri sürmüştür.
3. Davalı .. Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili veya hukuki olarak el atılmadığını, müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın imar planında demiryolu alanında çıkartılması yönünden görüşlerinin ilgili belediyelere iletildiğini, ancak imar planında değişiklik yapılmasının müvekkil idarenin sorumluluğunda olmadığını, bu hususta davalı belediyelerin yetkili olduğunu, talep edilen tazminat bedelinin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal alınan taşınmaz satışının eski tarihli olduğunu, emsal ile dava konusu taşınmazın yüzölçümleri arasında büyük fark bulunduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, taşınmaz üzerinde yer alan yapı ve ağaç bedellerinin diğer davalı idareler adına da paylaştırılması gerekirken sadece müvekkili idarenin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda herhangi bir fiili el atma bulunmadığını, taşınmazın maliklerince kullanıldığını ve mülkiyet haklarında herhangi bir kısıtlama yaşanmadığını, taşınmaz üzerinden geçen yolun genişliği itibarıyla davalı ... Başkanlığının sorumluluğunda bulunduğu gibi yola cepheli park alanından da aynı idarenin sorumlu olduğunu, tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazın tamamı için .. Büyükşehir Belediye Başkanlığınca kamulaştırma şerhinin konulduğunun görüleceğini, müvekkili idarenin sorumlu tutulduğu park alanının yüzölçümünün fazla hesaplandığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak vergi değerleri aynı olduğu hâlde, hükme esas alınan raporda emsal taşınmazın vergi değerinin düşük alındığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ilk olarak 1984 yılında kesinleşen1/1000 ölçekli Bostanlı Uygulama İmar Planında ... alanı, 20... metrelik imar yolları ve park alanı olarak ayrıldığının anlaşıldığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1 inci maddesine 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun ile son cümle olarak "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde, taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar adli yargıda görülür" hükmünün eklendiği, dava konusu taşınmazın 1984 yılından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarece makul süre içinde giderilmediği anlaşıldığından taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı kabulünün yerinde olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucunda taşınmazın 7,10 m²lik kısmının ... alanında, 96,63 m²lik kısmının park alanında, 691,27 m²lik kısmının 20... metrelik imar yollarında kaldığı belirlenmiş olup, 7,10 m²lik kısmından ... Genel Müdürlüğünün, park alanında kalan 96,63 m²lik kısmından Karşıyaka Belediye Başkanlığının ve 17 metreden geniş imar yollarından ise .. Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu tutulmasının yerinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilip emsal karşılaştırması yapılarak taşınmaza değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi, dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 5.400 TL/m², emsalin ise 1.250 TL/m² olduğu belirlendiğinden bilirkişi raporunda yapılan kıyaslamanın da uygun görüldüğü, aynı mahallede bulunan 322 38... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davada 06.05.2016 dava tarihi itibarıyla metrekare birim değerinin 2.059 TL/m² belirlendiği, bu değerin davalı idare vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/166 Esas, 2021/10022 Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu, işbu dava tarihine endekslendiğinde bu değerin 16.243 TL/m² olduğu, emsal karardaki dava konusu taşınmazın 6292 Sokaktan cephe aldığı ve 2022 yılında emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 1.450 TL/m² olduğunun anlaşıldığı, aynı mahallede bulunan 333 21... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davada 13.05.2016 dava tarihi itibarıyla metrekare birim değerinin 2.457,97 TL/m² belirlendiği, bu değerin taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/4969 Esas, 2020/10971 Karar sayılı kararı ile uygun bulunduğu, işbu dava tarihine endekslendiğinde bu değerin 19.390,45 TL/m² olduğu, emsal karardaki dava konusu taşınmazın 6732 Sokaktan cephe aldığı ve 2022 yılında emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 825 TL/m² olduğunun anlaşıldığı, yukarıda açıklanan emsal kararlar dikkate alındığında, 2022 yılı emlak vergisine esas metrekare rayiç değeri 5.400 TL/m² olan dava konusu taşınmaza biçilen birim değerinin uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... ve davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.