MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/467 Esas, 2025/1156 Karar
KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/359 Esas, 2023/313 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... ve ... yönünden husumetten reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; davacıların murisi Ankara ili, ... ... Mahallesinde kain 1713 parsel sayılı kök tapunun maliki iken anılan taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutularak çok sayıda muhtelif parsel oluşturulduğunu, ancak bu ifraz işlemi esnasında oluşturulmuş parsellerin yolu olarak davacıların murislerinin kök tapusundan 1848 parsel numarası adı altında10.873 m² ayrı bir alanın ayrıldığını, ancak anılan bölgede yıllar sonra (...) vs benzer kurumlar tarafından ifrazla oluşan çok sayıda parsel kamulaştırıldığını, ancak davacılardan yol adı altında alınan 10.873 m² alanın değerlendirmeye alınmadığını ya da bölgenin imar düzenlemesine tabi tutulması neticesinde yol alanı olan 10.873 m² haricindeki ifrazla oluşan parsellerin düzenleme ortaklık payı oranları kesilerek imar parselleri oluşturulduğunu, fakat yol için ayrılan 1848 parsel sayılı 10.873.m² alanın bu düzenleme dışında bırakıldığını, bu durumda davacı murisine ait hali hazırda davacıların verasette iştirakli olarak maliki bulundukları davalı kurumlar tarafından bu taşınmazın kendilerine bırakılmayıp davalı kurum uhdesinde veya kullanımında kaldığını, fiilen el koyma şartları gerçekleşmiş bulunduğunu belirterek kamulaştırmasız el atma sebebiyle belirlenecek bedelin davalı idarelerden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ... ve ... hakkında açılan davanın husumetten reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın diğer davalılar yönünden husumetten reddinin doğru olmadığını, mahkemece davacıların murislerinin 1848 parselde hisselerinin kalmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, sadece tapu hisseleri aktif olarak gözüken metrekareler dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, emsal karşılmaştırmasının yerinde olmadığını, tespit edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılmadığını, hesaplanan bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazın geldisi olan kök tapulama ... nolu parselin malikinin talebi doğrultusunda özel ifraz işlemi ile 17 14... parsellere ifrazı sırasında dava konusu taşınmazın müşterek yol vasfı ile malik kısmında 17 14... parsel yazılarak tescil edildiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesi uyarınca davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmaz bölümünün davacılar murisi ve o tarihteki diğer hissedarları tarafından şartsız ve bila bedel olarak ifrazen oluşturulan parsellerin yola cephe şartını sağlamak amacıyla yol olarak ayrıldığı ve müşterek yol olarak tapuya tescil edildiği, fiilen de yolda kaldığı, 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde düzenlenen "imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, ... saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle özel parselasyon sonunda malikin muvafakatiyle kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında..." bulunulamayacağı ve karşılığının istenemeyeceği hükmü gözetildiğinde, davacıların özel parselasyon sonucu yol olarak ayrılan parsel ile ilgili tazminat talepli davasının yerinde olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmesinin gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesi ile davacıların istinaf başvurusunun reddi ile davalı ... Başkanlığının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş ve aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin 1.000,00 TL olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idarelerden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Tarifesinin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında davanın tamamının reddi durumunda maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bilirkişi raporundaki bedel esas alınarak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin olan (5) numaralı bendinde yer alan "56.264,00" ibaresinin çıkartılarak yerine "1.000,00" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.