MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/395 Esas, 2025/729 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/489 Esas, 2023/505 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 61 15... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanı olarak ayrıldığını, taşınmaza el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, asıl dava davacısının taşınmazın imar planındaki durumunu bilerek satın aldığını, yine birleştirilen dava davacısının 07.08.2023 tarihinde taşınmazdan pay satın aldığını ve kısa bir süre sonra bu davayı açtığını, taşınmazın imar planındaki durumunu bilerek satın aldığı anlaşıldığından taşınmazın dava konusu edilmesinde davacının iyi niyetli olmadığı gibi mülkiyet hakkının kısıtlandığının iddia edilemeyeceğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, imar planında sağlık tesisi alanında kalan taşınmazın kamulaştırılmasındaki yetki ve sorumluluğunun Sağlık Bakanlığında olduğunu, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, kamulaştırmasız el atmanın şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, birleştirilen dava davacısının 07.08.2023 tarihinde taşınmazdan pay satın aldığını ve kısa bir süre sonra bu davayı açtığını, taşınmazın imar planındaki durumunu bilerek satın aldığı anlaşıldığından taşınmazın dava konusu edilmesinde davacının iyi niyetli olmadığı gibi mülkiyet hakkının kısıtlandığının iddia edilemeyeceğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, imar planında sağlık tesisi alanında kalan taşınmazın kamulaştırılmasındaki yetki ve sorumluluğunun Sağlık Bakanlığında olduğu tespit edilmesine rağmen hatalı biçimde müvekkili idare aleyhine hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, Sağlık Bakanlığının sorumlu olduğu kabul edilmediği takdirde 1/5000 ölçekli ... Planını yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu kabul edilmesi gerekirken müvekkili idareye kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle müvekkili belediye yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, yakın konumdaki diğer taşınmazlar için açılan davalarda daha düşük metrekare birim bedellerine ulaşıldığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1/1000 ... Sanayi Bölgesi Uygulama İmar Planında bir kısmı ''Sağlık Tesisi Alanında'', bir kısmı ise ''Spor Alanında'' kalan dava konusu taşınmaza proje bütünlüğü kapsamında davalı ... tarafından hukuken ve kalıcı şekilde el atıldığının sabit olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza dava tarihinden öncesine ait özel amacı olmayan taşınmaz satışı esas alarak, emsal ile eksik ve üstün yanları karşılaştırılmak suretiyle emsal incelemesi yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğu, dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim bedelinin Dairelerince makul ve adil görüldüğü, ayrıca asıl ve birleştirilen davaya konu taşınmaz ile davalılar aynı olduğundan, asıl ve birleştirilen dava yönünden hükmedilen toplam tazminat bedeli üzerinden tek bir vekâlet ücreti belirlenip davalı belediyelerin sorumlulukları nispetinde her bir davalı yönünden vekâlet ücretinin belirlenmesi gerekirken her bir dava yönünden hükmedilen tazminat miktarı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirtilen oranda ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği, ancak aleyhe bozma yasağı gereğince davacı tarafça bu husus istinaf sebebi yapılmadığından eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Ek Madde 4 ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereği davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen ek fıkra uyarınca ''Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.'' hükmü getirilmiştir.
4. Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Kayapa Sanayi Bölgesi Uygulama İmar Planı kapsamında "Sağlık Tesisi Alanı" olarak ayrıldığı ve Belediye tarafından 2006 yılında yapılan parselasyon işlemi ile 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi uyarınca taşınmazdan %34 oranında düzenleme ortalık payı kesilmek suretiyle taşınmazın imar parseli haline getirildiği anlaşılmıştır.
5. Bu itibarla; kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun davalı ... Bakanlığına ait olduğu gözetilmeden taşınmaz bedelinin davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.