MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2670 Esas, 2025/697 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/23 Esas, 2024/502 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 84 78... parsel sayılı taşınmazda davacıların hisse sahibi olduğunu, dava konusu taşınmazın fiilen el atılan kısmına ilişkin Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/53 Esas, 2023/572 Karar sayılı dosyası ile ... Belediye Başkanlığına karşı dava açıldığını, söz konusu dava dosyasında taşınmazın fiilen el atılan kısmından ... Belediye Başkanlığının, hukuken el atılan kısmından ise dava dışı Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğuna karar verilmiş olduğunu, bu nedenle taşınmazın hukuken el atılan kısmına ilişkin bedelin hüküm altına alınması amacıyla iş bu davanın açıldığını, davanın kabulü ile tespit edilecek değerin tam ve kesin olarak belirnebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere kamulaştırmasız el atma tazminatı karşılığı olarak 500,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile 8.564,770,85 TL bedelin dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddinin gerektiğini, metrekare birim bedelinin düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal mevzuat gereği yasal sorumluluğun ... Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olacağını, değerin yüksek hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve buna göre uygun bir kamulaştırma bedeli tespitinde isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı ve 1/1000 ölçekli İmar Planında "Anaokulu Alanında" kaldığı tespit edilmekle davalının sorumlu olduğu, davanın niteliğine göre Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereği vekille temsil edilen davacı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde değilse de bu konuda davalı idarenin istinaf itirazı olmadığından eleştirilmekle yetinilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş belefe kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Davacılar vekili belirlenen bedele uygulanması gereken faiz yönünden kararın hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuşsa da davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davacılar vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılamayacağı anlaşılmaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.