MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2555 Esas, 2025/686 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/294 Esas, 2023/408 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 55 17... parsel sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.07.2022 tarihinde taşınmazdan pay satın aldığını ve kısa bir süre sonra bu davayı açtığını, taşınmazın imar planındaki durumunu bilerek satın aldığı anlaşıldığından taşınmazın dava konusu edilmesinde davacının iyi niyetli olmadığı gibi mülkiyet hakkının kısıtlandığının iddia edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, bu nedenle müvekkili belediye yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, hukuki el atmanın söz konusu olduğu kısımlar için idare mahkemeleri görevli olduğundan görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, kamulaştırmasız el atmanın şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talebini aşar miktarda hüküm tesis edildiğini, davacının 01.07.2022 tarihinde taşınmazdan pay satın aldığını ve kısa bir süre sonra bu davayı açtığını, taşınmazın imar planındaki durumunu bilerek satın aldığı anlaşıldığından taşınmazın dava konusu edilmesinde davacının iyi niyetli olmadığı gibi, mülkiyet hakkının kısıtlandığının iddia edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hisseli malik olduğu dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli ... Uygulama İmar Planı Revizyonu kapsamında "Park Alanında" kaldığı, arsa niteliğinde imar parseli olduğu, 88/375 hissenin ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, uzlaşma/anlaşma tutanağı ile davalı ... Başkanlığının taşınmazda pay sahibi olduğu, bu yönüyle de fiilen el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, bu itibarla kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğinin açık olduğu, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılmak suretiyle değer biçilerek bedelinin sorumlu idare olan davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, ancak davacı vekilinin 17.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile alınan bilirkişi kurulu raporuna göre 1.935.470,90 TL olarak talebini artırmış olmasına karşın, İlk Derece Mahkemesince davacının talebi aşılmak suretiyle 1.975.470,90 TL tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının; "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." şeklinde düzenlendiği, 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkralarının; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiği, 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanının bulunmadığı, somut olayın incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesi doğru görülmemiş, harç hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan Dairelerince resen dikkate alındığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereği maktu harca ve davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi isabetlidir.
3. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde aleyhlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuşsa da davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı idare vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporu uyarınca keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "park alanı" olarak ayrıldığı ve 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1'i uyarınca hukuken el atıldığı anlaşılmakla, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü gereği hukuken el atılan dava konusu taşınmaz için maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (II) rakamı ile gösterilen bendinin harca ilişkin (3) numaralı alt bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine "Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilâm harcından peşin harç olarak yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.