MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/6186 Esas, 2025/1016 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/48 Esas, 2022/443 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 39... parsel sayılı taşınmazda 3 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının ise 4 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, davalının her biri yaklaşık 300 litre olan üç adet saç depo ve güneş panelinden müteşekkil müstakil bir ısıtma sistemini çatıya kurduğunu, davalının apartman çatısına kat maliklerinin karar ve onayı alınmaksızın tesis ettiği ve kullanımı münhasıran kendisine ait su deposunun sökülerek çatının projesine uygun eski haline getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortak yer alan çatıya güneş enerjisi sisteminin kurulması için 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi hükmünde öngörülen tüm kat maliklerinin rızasının alınmasının gerekmediğini, sistemin ana yapıya ve bağımsız bölümlere zarar vermediğini, sistemden yararlanan bağımsız bölümün arsa payını aşmadığını, aynı sistemi kurabilmek için çatıda her bir bağımsız bölüme yetecek alan bulunduğunu, yapılacak keşif ile de kurulan bu sistemin gerek teknik olarak gerekse de 634 sayılı Kanun'a herhangi bir aykırılık içermediğinin açıkça tespit olunacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu sonucunda davalı tarafça yapılan imalatların ortak alanda kaldığı ve 634 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil ettiği, binaya ilave yük getirdiği, binanın taşıyıcı sistemini olumsuz olarak etkileyebileceği, ağırlığı nedeniyle binada yıkılma çökme tehlikesi oluşturduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... ilçesinin yoğun olarak güneş alan ve güneş enerjisinden maksimum faydalanmaya açık bir bölge olup, bölgede yer alan yapıların büyük çoğunluğunda güneş enerjisi sistemleri bulunmakta olduğunu, özellikle yaz aylarında su sıkıntısı baş göstermekte ve uzun süren su kesintileri sebebiyle ikamet edenlerin mağduriyet yaşamakta olduğunu, davalı tarafından da gerek güneş enerjisinden faydalanmak gerekse su kesintilerinde mağduriyet yaşamamak adına mevcut sistemin yapılması yoluna gidildiğini, halihazırda yaşanan su kesintilerinde, mevcut sisteminin sadece davalı tarafından kullanılmadığını, diğer kat maliklerinin de ihtiyaçlarını buradan karşılayabildiklerini, yapının ilk yapılışında çatıda her bir bağımsız bölüme ait su deposu bulunmakta iken, zamanla bu su depolarının çürümesi ve delinmesi ile su sızıntıları olmaya başladığını ve kat maliklerince bu su depolarının söküldüğünü, her bir bağımsız bölümün çatıya çıkan tesisatları mevcut olup, diğer kat maliklerinin de davalı gibi çatıya aynı sistemi kurma imkanları bulunduğunu ve bunun için yeterli alanın çatıda olduğunu, gerek güneşten faydalanılması gerekse su ihtiyacına binaen bu tarz sistemlerin bulunmasının zaruri bir ihtiyaç olduğunu, bu zarurete binaen her bir bağımsız her bir bağımsız bölümün aşamayacağı güneş enerjisi paneli ebatlarının ve su deposu hacminin ne olması gerektiği yönlerinden ek rapor alınmasını talep edilmiş ise de mahkemece bu yöndeki talebinin değerlendirmeye alınmadığını, yine binanın ilk yapılışında zaten çatıda her bağımsız bölüme ait su deposu bulunduğunu ve davalının eski çürüyen depoyu değiştirdiğini ve güneş enerjisi sistemini de ilave etmek suretiyle revize etmiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ekonomik ısınma aracı olan güneş enerjisi ile ısınma sisteminin kurulumu için kat maliklerinden izin alınmasına gerek olmadığı gibi mevcut projede olmasa da izin verileceği, dava konusu güneş enerjisi panelleri ve deponun kapladığı alanın 6 m² olup, kullanım alanının davalının arsa payı (1/6) ile orantılı olduğu, kat irtifakı kurulu ana taşınmazda altı adet bağımsız bölüm maliki bulunup, sistemin kurulu olduğu alan dikkate alındığında her bir bağımsız bölüm için güneş enerjisi sistemini kurmak için yeterli alan bulunduğu, 634 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca kat maliklerinin ortak yerlerden arsa payları oranında kullanma hakkına sahip oldukları, ancak kat maliklerinin ortak yerlerden faydalanırken, yine 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca ana yapıya zarar verilmemesi gerektiğini, binada altı adet bağımsız bölüm maliki olup, aynı şekilde güneş enerjisi sistemi kurulması için yeterli alan olmakla birlikte, binanın 1990 tarihinde kat irtifakı kurulduğu dikkate alındığında, binaya ilave yük getireceği ve binanın taşıyıcı sistemini olumsuz etkileyeceğinin açık olduğu, bilirkişi raporunda da mevcut sistemin ağırlığının, taşıyıcı sistemi olumsuz etkileyeceği, binada yıkılma ve çökme tehlikesinin olduğunun belirtildiği, her ne kadar güneş enerjisi sistemi faydalı bir imalat olsa da ana yapının statiğine, taşıyıcı sistemine zarar vermesi halinde imalatın sökülmesine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalıların mimari projeye aykırı imalatları dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır.
3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.