MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/422 Esas, 2025/850 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/163 Esas, 2024/620 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 46 16... parsel ile 46 19... parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın stabilize yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, ayrıca imar planında idari tesis alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, taşınmazların alanının 10.000 m²nin altında olduğunu, ilçe belediyesinin sorumluluğunda kaldığını, ayrıca talep edilen tazminatın yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, imar planında idari tesis alanında kalan taşınmazların kamulaştırma sorumluluğunun sadece müvekkili idarede olmadığını, bu alanların tüm kamu kurumları tarafından kullanılabileceğini, hukuki el atmanın söz konusu olduğu kısımlar için idare mahkemeleri görevli olduğundan görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden taleple bağlı kalınarak kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazların konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmazların emsal taşınmazdan daha değerli olmasına rağmen değersiz kabul edildiğini, güçlü delil olarak gösterilen taşınmaz ile yakınlığı ve emlak vergi değerlerinin benzer olmasının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 46 19... parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığı belirtilmiş ise de müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, kamulaştırmasız el atma niteliğindeki fiili el atmanın imar planında ayrıldığı amaca özgü kalıcı mahiyette bir el atma olması gerektiğini, 46 19... parsel sayılı taşınmazın küçük bir kısmına müdahale edildiği belirtilerek arta kalan kısmın salih yarar sağlamayacağı gerekçesiyle tümünün bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını, müvekkili belediyenin taşınmazda 39 m²lik hissesi bulunduğunu ve bu payına dayalı kullanım hakkı bulunduğunu, imar planında idari tesis alanında kalan taşınmazın kamulaştırma sorumluluğunun sadece müvekkili idarede olmadığını, bu alanların tüm kamu kurumları tarafından kullanılabileceğini, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmazlar üzerindeki enerji nakil hatları nedeniyle irtifak değer düşüklüğü uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ''idari tesis alanında'' yer aldığı, 46 16... parselde fiili el atmanın olmadığı, 46 19... parselde fen bilirkişisi tarafından (A) harfiyle gösterilen kısma stabilize malzeme serilmek suretiyle otopark olarak el atıldığı, (B) harfiyle gösterilen kısımda ise el atmanın söz konusu olmadığının anlaşıldığı, imar planındaki tahsise göre sorumlu idarenin ... olduğu anlaşılmakla davalının husumete yönelik itirazının reddolunduğu, fiilen el atılmayan kısımlardan da aynı idarenin sorumlu olması sebebiyle proje bütünlüğü kapsamında yapılan değerlendirmenin isabetli görüldüğü, dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup, taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmak görevinin adli yargıya ait olduğu, dolayısıyla 46 16... parsel yönünden yapılan değerlendirmenin isabetli bulunduğu, arsa niteliğindeki taşınmazlara dava tarihinden öncesine ait özel amacı olmayan taşınmaz satışı esas alarak, emsal ile eksik ve üstün yanları karşılaştırılmak suretiyle emsal incelemesi yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli görüldüğü, kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi heyetince hazırlanan ek rapor gereğince taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmasının isabetli olduğu, dava konusu taşınmazların tapu kaydında irtifak hakkına ilişkin kayıt bulunmaktaysa da fen bilirkişi tarafından ek raporda açıklandığı üzere enerji nakil hatlarının zeminde fiilen mevcut olmaması sebebiyle Yargıtay içtihatları doğrultusunda bu hususun taşınmazda değer kaybı yaratmayacağına yönelik değerlendirmede isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Ek Madde 4 ve Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereği maktu harca ve davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca fiilen el atılan alanlar ile birlikte proje bütünlüğü gereği kalan bölümlerin de bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi yöntem itibarıyla isabetlidir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu 46 16... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında ... lehine tesis edilen 2.260,33 m²lik mevcut irtifak hakkının taşınmazda değer düşüklüğü meydana getireceği kaçınılmaz olduğu hâlde, yanılgılı gerekçeyle değer düşüklüğü olmadığının kabulü ile fazlaya hükmedilmesi doğru olmadığı gibi dava konusu 46 19... parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşları tarafından açılan ve Dairemiz denetiminden geçen Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/325 Esas, 2023/74 Karar sayılı dosyasında taşınmazın tapu kaydında Etibank lehine tesis edilen ilki 2.260,33 m², diğeri 2.209,33 m² olmak üzere toplam 4.469,66 m²lik mevcut irtifak hakkının taşınmazda %9,39 oranında değer düşüklüğü oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından güçlü delil niteliğindeki bu dosyada esas alınan oranda değer düşüklüğü uygulanmaksızın fazla bedele hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Belediye Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.