MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4017 Esas, 2025/676 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/213 Esas, 2022/307 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 2 57... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın idare adına tescilini ve yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'da belirtilen esaslar dahilinde dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin hukuka aykırı şekilde fahiş olarak belirlendiğini, müvekkil idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından taşınmaza uygun bir bedel takdir edildiğini, bilirkişi raporunda ise mevzuata ve yargı içtihatlarına aykırı şekilde hakkaniyete aykırı yüksek bir bedel belirlendiğini, yerel mahkemece, davalı lehine, 2942 sayılı Kanun'da maktu vekâlet ücretine hükmedilmişken, 2942 sayılı Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Anayasa'nın 10 uncu maddesinin eşitlik hükümlerine aykırı olarak, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, idare lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bedel yönünden kaldırılarak müvekkil idare lehine karar tesis edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında karara dayanak gösterilen bilirkişi raporu Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/617 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporu olup karara esas alınan bilirkişi raporu ile yerel mahkemece kurulan hüküm arasında büyük bir zaman farkı olduğunu, dosya kapsamında 2023 verileri göz önünde bulundurularak yeniden rapor alınması gerekirken yerel mahkemece istinaf mahkemesi kararı öncesi alınmış olan 17.05.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, belirlenen metrekare değerinin kabulünün mümkün olmadığını, emsal taşınmaz olarak belirlenen taşınmazın satış tarihinin 20.06.2013 olup bu tarihte satışı yapılan taşınmaz emsal alınarak müvekkile ait taşınmazın günümüzdeki değerinin hesaplanamayacağını, müvekkilin taşınmazın kamulaştırma dışında kalan kısmı üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yapamayacağı gibi başkaca bir şekilde kullanım imkanı da kalmayacağından kamulaştırma sonrası taşınmazın kalan 668,70 m²'lik kısmının da kamulaştırmaya dahil edilmesi gerekirken söz konusu bilirkişi raporu ile taşınmazın kamulaştırma sonrası kalan kısmında herhangi bir değer azalışı ya da artışı olamayacağı yönünde görüş bildirilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, taşınmazın bulunduğu yer ve konumu, imar planları dikkate alındığında müvekkilin taşınmazın kamulaştırma sonrası kalan kısmından yararlanma olanağı ortadan kalkmakta olup piyasa koşullarında değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına, davanın yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere Yerel Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, tespit edilen metrekare birim bedelinin uygun olduğu, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz vasfının arsa olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.