MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4019 Esas, 2025/803 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/401 Esas, 2023/313 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 06... parsel, 1 06... parsel, 1 07... parsel ve 1 24... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'da belirtilen esaslar dahilinde dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedel hesaplanması sırasında fındık fiyatının ve veriminin yüksek, maliyetler düşük alındığı, bedelin hakkaniyete aykırı olarak yükseltilmiş olduğunu, kullanılan objektif değer artışının fahiş olduğunu, objektif değer artışı gerekçelerinin yerinde olmadığını, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken dikkate alınan unsurların objektif değer artışı adı altında tekrar kullanılmasının mükerrer artışa sebebiyet verdiğini belirterek yaptıkları istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sahip oldukları özellikler itibariyle taşınmazın arsa vasfında olduğunu, arsa vasfıyla değer biçilen parsel için belirlenen metrekare birim bedelinin çok düşük olduğunu, arsa kabul edilerek üzerinde ağaç vb. bedelinin de eklenmek suretiyle değerinin hesaplanması yerine arazi kabulüyle değer biçilmesinin yerinde olmadığını, kabul etmemekle birlikte bir an için tarla vasfı sayılsa dahi kapitalizasyon faizinin yüksek alınması, verimlerin ürün fiyatlarının düşük alınması, objektif değer artışının eksik alınması gibi aleyhe değerlendirmeler yapıldığını, aynı yer için ürün veri ve verimlerinin ortalamının üstünde alınması gerektiği, 200 metre altı rakım dikkate alınarak hesaplama yaplıması gerektiği, 1/1000 ölçekli plan bulunmasa dahi diğer planlar ve yerleşim özelliklerinin dikkate alınması gerektiği, objektif değer artışının %200 e kadar alınması gerektiği işlenerek kaldırma kararları bulunduğunu, fındığın dekara verim miktarının dosyadaki resmî verilere göre 250 kg/da altında olmaması gerektiği, diğer ürünlerde de aynı eksiklik olduğunu, fiyatların vs. düşük alınması, ürün girdilerinin düşük ve aleyhe alınması, kapitalizasyon faiz oranının %4,5 olarak aleyhe alınmasının özellikle geçmiş yıllarda Yargıtay bozmalarına işlenen bu baraj kamulaştırmalarındaki %150 objektif değer artış oranının altının kabul edilmeyeceğinin dikkate alınmadan daha az oranla yetinilmesi gibi eksiklikler bulunduğunu, aynı yerde bulunan kamulaştırma dosyalarında çok daha yüksek bedeller belirlendiğini, arta kalan kısım kullanılamayacakken değer kaybının eksik belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazların keşif tutanağı ve bilirkişi raporu ile tespit edilen nitelikleri dikkate alındığında uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranlarının taşınmazların nitelik ve konumuna uygun düştüğü gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin gerçek değerinden yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmekle birlikte kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacağına uygulanan faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ile dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilince faize ilişkin itiraz istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... vd.den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.