(765 S. K. m. 423)
K.O.'ın evlenmek maksadıyla kızlığını bozduğu iddiasıyla sanık S.K.'nın yapılan yargılaması sonunda; beraatına dair S. Asliye Ceza Hakimliğinden verilen 18/10/1972 tarihli ve 971/54-972-53 sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil tarafından istenilmesi, şartı yerine getirilmesi üzerine mahallinden gönderilip Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye tevdi olunan dava evrakı incelenerek gereği düşünüldü:
1- Evlenme vaadiyle kızlık bozma suçu, maddi unsur bakımından erkekle kızın iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Dava konusu olayda da düğün yapmak suretiyle gayri resmi surette evlenmekle tarafların bu iradelerinin birleştiği anlaşılmıştır. Mağdure safhalardaki ifadelerinde evlenmek istemediğini ileri sürmeyip, aksine aralarındaki anlaşmazlığın resmi nikahın yapılmamasından doğduğunu bildirmiştir. Sanık da birlikte yaşadıkları zaman zarfında nikah yapmak için ciddi hiç bir teşebbüste bulunmadıktan başka diğer bir şahısla evlenmek suretiyle mağdurenin iddiasını doğrulamıştır. Bu hususlar gözetilmeden yazılı gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
2- Müdahil lehine tazminata hükmedilmediği halde, sanık vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmolunması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve müdahilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan hükmün tebliğname gibi CMUK. nun 321. maddesi gereğince bu sebepten BOZULMASINA, depo parasının geri verilmesine 23.01.1973 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy