(1412 S. K. m. 171, 321) (1609 S. K. m. 1, 2)
Yeğenbey vergi dairesi müdür muavini bulunduğu sırada kanunen yapmaya mecbur olduğu şeyi yapmak için A. S.'den 1000 lira rüşvet almaktan sanık M. E. A.'nın yapılan yargılaması sonunda, T.C.K.nun 212/1, 59 ve 227/son maddeleri gereğince iki sene altı ay ağır hapsine ve müebbeten memuriyetten mahrumiyetine dair Ankara Birinci ağır ceza mahkemesinden verilen 27.12.1973 tarihli ve 973/271-387 sayılı hükmün süresi içinde Duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmesi şartı yerine getirilmesi üzerine mahallinden gönderilen dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye tevdi kılınmakla 9.3.1974 Cumartesi saat 9.30 da duruşma günü tayin olunarak sanıkla vekiline davetiye gönderilmiştir.
Belli günde Yargıçlar duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Başsavcı yardımcılarından C. O. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Avukat Y. Ö.den huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yolunda olduğu anlaşıldıktan sonra Yargıtay C. Başsavcı yardımcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde sanık hakkında duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair Raportör Üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör Üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık vekili temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün Bozulmasını istedi.
Yargıtay C. Başsavcı yardımcısı hükmün tebliğname gibi Onanmasını talep eyledi.
Son sözü sorulan sanık vekili savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 15.3.1974 Cuma saat 16.00 ya bırakılmıştır.
Belli gününde oturum açıldı; Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Bazı cürümlerden dolayı memurlar ve şerikleri hakkında takip ve muhakeme usulüne dair 1609 sayılı kanunun 1 inci maddesi, bu maddede saydığı suçlardan dolayı memurun muhakematı kanununun cari bulunmadığını belirtmiştir. 1609 sayılı kanunun 2 nci maddesinde bu kanuna göre takibi gereken suçlarda ilk tahkikat mecburi tutulmuştur. İlk tahkikatın mecburi tutulması keyfiyeti memurlar hakkında teminat niteliğindedir. 1609 sayılı kanun 20.5.1930 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihte Mer'i olan ceza kanununa göre adiyen zimmet, irtikap, rüşvet ve... suçlar asliye mevaddından idi. Buna rağmen bu suçlar 1609 sayılı kanunun 2 nci maddesi gereğince ilk tahkikata tabi kılınmıştır. Bu itibarla C.M.U. K.nun 1696 sayılı Kanunla değiştirilen 171 nci maddesinin ilk tahkikatı savcıların takdirine bırakan hükmü 1609 sayılı kanuna ilişkin suçlarda geçerli değildir. Bu suçlar 1609 sayılı kanunun 2 nci maddesinde yazılı olduğu üzere mecburi olarak ilk tahkikata tabidir.
Bu itibarla:
İlk tahkikat yapılmadan duruşma icra sile hüküm verilmesi kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları ile vekilinin duruşmalı tetkikat sırasındaki savunmaları bu bakımdan yerinde olduğundan diğer yönler incelenmeksizin onama isteyen tebliğname ve mütalaanın reddi ile hükmün bu sebepten C.M.U. K.nun 321 nci maddesi gereğince BOZULMASINA depo parasının geri verilmesine 15.03.1974 tarihinde oybirliği ile karar verilerek Yargıtay C. Başsavcı yardımcılarından C. O.'nün hazır olduğu halde sanık vekilinin gıyabında tefhim olundu. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy