(765 S. K. m. 193, 429)
Ergin bulunan Z.A.'in mesken masuniyetini bozmaktan ve adı geçeni evlenmek maksadıyla zorla kaçırmaktan sanık C.G. ve bu suçlara iştirak etmekten sanıklar Z.S.Ö., M.A. ve H.S.Ö.'in yapılan yargılamaları sonunda: TCK.nun 429/1, 433 ve 59. maddeleri gereğince birer sene üçer ay ağır hapis cezalarıyla mahkumiyetlerine, mesken masuniyetini ihlal suçundan beraatlarına dair Diyarbakır 2 nci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/02/1975 tarihli ve 974/256-975/6 sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar tarafından istenilmesi sanıklar yönünden şartı yerine getirilmesi üzerine mahallinden gönderilip Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye tevdi olunan dava evrakı incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanıkların temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine ve depo paralarının gelir kaydına,
Cumhuriyet Savcısının konut dokunulmazlığını bozmak suçundan verilen beraata ait temyizine gelince:
İçlerinden C.G. ile evlendirmek maksadı ile mağdure S.A.'i zorla kaçırmaya karar veren sanıkların, olay gecesi mağdurenin bulunduğu eve geldikleri, önce mağdurenin dayısının oğlu olan sanık C.G.'ün beraberinde arkadaşı H.S.Ö. olduğu halde kapıyı çaldığı, içeriden (Kim o?) diye seslenen mağdurenin annesi L.'ya (Hala aç ziyaretinize geldim) deyince L.'nın kapıyı açtığı ve sanık C. ile arkadaşı H.S.'nın, içeriye girdikten sonra L.'yı iterek mağdurenin bulunduğu odaya hücum ettikleri ve o zamana kadar kapı önünde beklemekte olan diğer sanık Z.S.Ö. ile M.A.'ın da içeriye girdikleri ve adları geçen dört sanığın mağdureyi kaçırdıkları mağdurenin beyanlarını doğrulayan şahit L.A. ve N.T.'nin şahadetlerinden anlaşılmıştır.
Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan verilen beraat kararına gerekçe olarak, sanıkların eve rıza ile girmiş oldukları ve çıkmaları için bir ihtarın vuku bulmadığı gösterilmektedir.
Yukarıda izah olunduğu üzere, toplanan deliller mahkemenin bu kabulüne aykırı düşmektedir. Kaldı ki; sanıkların bidayette sahibinin rızası ile eve girdikleri kabul olunsa dahi, mağdureyi zorla kaçırmak için harekete geçtikleri andan itibaren mağdurenin ve ev sahibi durumunda olan annesi L.'nın muhalefetleri, sanıkların evde durmalarına rızaları bulunmadığını gösterdiği ve kaçırılmak için zor kullanılan bir kadının mücadele ve feryat etmesine rağmen konut dokunulmazlığının bozulmasının kabul edilemeyeceği nazara alınmayarak mezkur suçun oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı yerinde olduğundan hükmün tebliğname hilafına CMUK. nun 321. maddesi gereğince bu sebepten BOZULMASINA, 08.04.1975 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy