(765 S. K. m. 59, 64, 80, 202, 227) (1412 S. K. m. 2, 3, 12, 230)
Dava: Ziraat Bankası Müdürü olarak çalıştığı sırada, müteselsil şekilde adiyen zimmetine para geçirmekten sanık Yüksel ve suça katılmaktan sanıklar Sadettin, Muammer, İbrahim ve İsmet'in yapılan yargılamaları sonunda; TCK.nun 64, 202/1-son, 80, 59 ve 227/son maddeleri gereğince sanıklar Yüksel ve Sadettin'in 4'er sene 10'ar ay 10'ar gün, İsmet'in 2 sene 5 ay 5 gün, Muammer ve İbrahim'in 4'er sene 2'şer ay ağır hapis cezasıyla mahkumiyetlerine, sanık İsmet hariç diğerleri haklarında 31. maddenin tatbikine ve tüm sanıkların müebbeten memuriyetten mahrumiyetlerine dair, N. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18/10/1985 gün ve 1982/66 Esas, 1985/120 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar Yüksel, Sadettin, İsmet ve Muammer tarafından istenilmiş ve sanıklar Yüksel, Sadettin ve Muammer yönünden duruşmalı inceleme yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenip gereği görüşülmüş olduğundan, aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: TCK. nun 80. maddesinin ilk cümlesinde zincirleme (müteselsil) suç "bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanun aynı hükmünün birkaç defa ihlal edilmesi muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır" biçiminde tanımlanmış, maddenin son cümlesi ile de "fakat bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artırılır" denilmek suretiyle cezanın uygulama şekli gösterilmiştir.
Bu maddeye göre bir suç işlemek kararının yerine getirilmesi için yasanın aynı hükmünü birden çok bozan, aynı zamanda ya da çeşitli zamanlarda işlenip yinelenen ve her biri başlı başına suç oluşturan eylemlerin tümü failin amaç ve hedefindeki ve suç işleme karşısındaki birlik nedeniyle ve bir suç işleme kararından doğmuş olmaları itibariyle tek zincirleme suç oluştururlar.
Böyle olunca:
a) Her biri başlı başına suç teşkil eden birden çok eylem vardır.
b) Aynı veya çeşitli zamanlarda işlenen ve yinelenen birden çok eylem ile yasanın aynı hükmüne, aynı hakka birden çok kez karşı gelinmektedir.
c) Suç işlemek amaç, hedef ve kastında birlik vardır. Eylemler aynı suçu işlemek kararından doğmuştur.
CYYY. nın 2, 3, 12 ve 230. maddeleriyle aralarında kişisel ya da eylemsel bağ bulunan davaların bileştirilmesi olanağı sağlanırken hem davaları kısa zamanda bitirilmesi, hem de aynı sanık veya eylemle ilgili kanıtların bir arada toplanıp kül halinde değerlendirilmesi suretiyle doğru ve adil sonuca varılması amaçlanmıştır.
Dava konusu olaya gelince: Sanık Yüksel hakkında Ziraat Bankası ..... Şubesi Müdür olarak görev yaptığı sırada, ....'te petrol bayii Sadettin, .... Otobüs İşletmesi sahibi İsmet, ....'te Müze Müdürü Muammer, .....'te Müteahhit İbrahim için hesaplarında yeterli para olmadığı halde, olumlu provizyon vermek (olumlu yanıt vermek) ve müşteri lehine çek verildiği hallerde de çekin ilgili olduğu yerden provizyon almadan ödeme yapmak ve böylece müşteriler yararına haksız çıkar sağlamak suretiyle vaki eylemlerinden ötürü tüm sanıklar hakkında zimmet suçundan kamu davası açıldığı,
Sanık Yüksel ve İsmet haklarında aynı nitelikte zimmete para geçirmekten dolayı Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 1983/15 Esasında kayıtlı ayrı bir davanın da görülmekte olduğu ve bu biçimde Nevşehir ve Kırşehir Ağır Ceza Mahkemeleri'ndeki davalar arasında kişisel ve eylemsel bağ mevcut bulunduğu anlaşılmaktadır.
Zimmet zincirleme biçimde de işlenebilen suçlardan olmasına göre ve mahkemenin 1982/66 esasında kayıtlı dosyasındaki kamu davası ile, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 1983/15 sayılı dosyasındaki kamu davası arasında mevcut bağ "irtibat" nedeniyle aynı soruşturma düzeyinde bulunan bu davaların birleştirilmesi tüm kanıtların bir arada toplanması gerekiyor, bundan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılması sonuca nazaran ayrı ayrı mahallerde işlenmiş olan zimmet suçlarının tümünün bağımsız suçları mı, zincirleme "müteselsil" tek suçu oluşturduğunun mu tayin ve takdiri gerektiği düşünülmeden ve 27/01/1984 günlü oturumda birleştirme talebinin kabul edilmeyerek eksik soruşturma ile yazılı şekilde hükme varılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ile sanıkların temyiz itirazları ve sanık Sadettin, Muammer, Yüksel ile sanıklar vekillerinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu nedenle yerinde görüldüğünden tebliğname ve mütalaaya aykırı olarak CMUK. nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı kalma koşuluyla hükmün BOZULMASINA, 27.03.1986 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy