(765 S. K. m. 29, 416, 417)
Dava: Birgül'e sarkıntılık yaptığı yapılan yargılama sonunda anlaşılan sanık Ali'nin TCK.nun 421, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 900.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair, (Şanlıurfa İkinci Asliye Ceza Hakimliği)nden verilen 18.3.1991 gün ve 1989/571 esas, 1991/159 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sair temyiz itirazlarının reddine. Ancak:
Oluşa göre; sanığın, küçük yaştan beni yanlarında ikamet eden ve karısının yeğeni olan mağdurenin zor ve tehditle vücudunun muhtelif yerlerini okşayıp öptüğü anlaşılmasına nazaran; şehevi hislerinin cinsel birleşme dışında tatminine yönelik, devamlılık arzeden ve sarkıntılık hududunu aşan eylemlerinin ırz ve namusa tasaddi suçunu oluşturduğu ve TCK.nun 416/2 ve 417. maddelerle tecziyesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sarkıntılıktan hüküm kurulması,
Kabule göre de; 29.11.1990 tarihinde yürürlüğe giren 3679 sayılı Yasanın 2. maddesiyle TCK.nun 29. maddesine eklenen fıkra uyarınca cezanın asgari hadden tayini halinde dahi takdirin sebeplerinin kararda mutlaka gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince tebliğname gibi BOZULMASINA, 3.10.1991 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy