(765 S. K. m. 491/3, 20)
Dava: Zimmetine para geçirmekten, adli makamları aldatmaktan sanık Nadir bu suçlara katılmaktan, cürüm işleyeni saklamaktan sanıklar Atilla ve Hasan'ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar Nadir ve Atilla'nın eylemleri hırsızlık niteliğinde görüldüğünden TCK. nun 64, 491/3, 522, 523/2. maddeleri gereğince 4'er ay 20'şer gün hapis cezasıyla mahkumiyetlerine, sanık Hasan'ın beraatine dair, İstanbul Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 6.10.1995 gün ve 1995/134 esas,1995/177 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanık Hasan hakkında kurulan beraat hükmü usul ve yasaya uygun olduğundan müdahil vekilinin bu sanığa yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün ONANMASINA,
Sanıklar Nadir ve Atilla'ya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
PTT.'de gişe memuru olarak görev yapan sanık Nadir'in, diğer sanık Atilla ile anlaşıp plan yaparak, muhafazasında bulunan paralardan 176.976.000 lirayı mal edinmek kastıyla alıp sanık Atilla'ya teslim ettiği, olaya soygun süsü vermek için Atilla'nın Nadir'i iple bağlayıp kapıyı da dıştan kilitleyerek anahtarı asansör boşluğuna attığı, paranın eve götürüldüğü ve bir kısmının dövize çevrildiği, bu suretle fiilin açığa çıkmamasını sağlamak için sanıkların hile ve huda kullandıkları, sanık Nadir'in polise soyulduğundan bahisle ifade vererek davacı olduğunu söylediği ve yapılan soruşturma sonunda olayın açığa çıkarıldığı, bu itibarla sanık Nadir'in eyleminin tamamlanan nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve sanık Atilla'nın da bu eyleme asli olarak iştirak ettiği anlaşıldığı halde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı gerekçelerle hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Müdahil İdare vekili 23.8.1995 günlü dilekçesinde 2.150.500 lira zararın sanıktan tahsilini talep ettiği halde bu hususta bir karar verilmemesi,
2- Kendisini vekille temsil ettiren müdahil lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.09.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy