(765 S. K. m.202/1, 240) (6183 s.k m. 41, 42, 44)
Dava: B. İlçesi Vergi Dairesi Tahsildarı olarak görev yaptığı sırada zimmetine para geçirmekten sanık R. nin yapılan yargılaması sonunda; TCK nin 202/1-3, 219/3-son, 59, 647 sayılı kanunun 6. maddeleri gereğince 10 ay ağır hapis, 8.333.333 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, müebbeten memuriyetten mahrumiyetine ve cezasının ertelenmesine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi nden verilen 12.6.1995 gün ve 1994/88 Esas, 1995/112 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde açıklanan kanıtlara, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
Ancak;
TCK. nin 202. maddesinde tanımlanan zimmet suçunun oluşması için failin görevi gereği kendisine tevdi edilen para veya para hükmündeki kıymetleri mal edinmesi, başka bir deyişle zimmete konu olan para ve kıymetlerin faile görevinin normal fonksiyonu gereği verilmesi gerekir. Dosya içerisinde bulunan B. Vergi Dairesi Müdürlüğü nün 12.5.1994 günlü cevabı yazılarında; tahsildar olan sanığın görevi nedeniyle borçlu mükelleflerden makbuz karşılığı para tahsil edip aynı gün vergi dairesi veznesine yatırmaya mecbur olduğu, ancak mükelleflerden 6183 sayılı kanuna göre çekle tahsilat yapamayacağı mükelleflerin vergi dairesi veznesine çekle ödemede bulunabilecekleri açıklanmış ve 6183 sayılı yasanın 41, 42 ve 44. maddeleri hükümleri de bu açıklamayı doğrulayıcı nitelikte görülmüş olmasına nazaran, sanığın müşteki ve oğlunu çekle de tahsilan yapabileceğini söyleyip kandırması sonucu ve görevinin normal fonksiyonu gereği (objektif-tevdi) olmadan elde ettiği 2 adet beş milyon liralık çeki vergi dairesi veznesine vermeyip vadelerinde tahsil ederek dört milyon lirası için makbuz keserek müştekiye verip geri kalan altı milyon lirasını da mal edinerek menfaat sağlamasından ibaret eyleminin görevi kötüye kullanma niteliğinde bulunduğu dikkate alınarak bu suçtan yargılanabilmesi için hakkında lüzumu muhakeme kararı alınmak üzere durma kararı verilmesi gerekirken zimmetten yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.4.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(YKD EYLÜL 1997)
Full & Egal Universal Law Academy