(765 S. K. m. 59, 202, 219, 510) (Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliği m. 126)
Dava: Zimmetine para geçirmekten sanık A. T. nun yapılan yargılaması sonunda; TCK.nun 202/2-3, 59, 219/son. maddeleri gereğince 5 yıl ağır hapis, 109.226.250 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, memuriyetten sürekli yasaklanmasına dair Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 2.12.1996 gün ve 1995/265 Esas, 1996/254 Karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 3.12.1997 Çarşamba saat 14.00 duruşma günü tayin olunarak sanık vekillerine davetiye gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından N. G. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine gelmiş olan sanık huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında (DURUŞMALI), inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup hakkındaki hükmün (BOZULMASINI) istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 17.12.1997 Çarşamba saat 14.00 e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak;
Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliğinin 126. maddesinin "Dağıtıcılar asıl görevlerinin yapılmasına bir aksaklık ve gecikmeye meydan vermemek şartıyla ve merkez amirlerinin emriyle ilgili memurun sorumluluğu ve denetimi altında gerektiğinde her türlü posta işlerine yardım ederler. Ancak, memur ve amirler tarafından yapılması gereken işlerin dağıtıcılar tarafından tek başlarına yapılmasına izin verilmez" biçimindeki yasaklayıcı hükmü nedeniyle Cihanbeyli Posta Telgraf Müdürlüğüne bağlı Gölyazı şubesinde dağıtıcı ve aynı zamanda şube memuru olduğu bildirilen sanığın görev ünvanının ve kapsamının açık bir şekilde belirlenmesi bakımından kendisine dağıtıcılık yaptırılıp yaptırılmadığının ve H. S. a yapması gereken havale ödemesinin dağıtıcılık görevi kapsamında olup olmadığının, ayrıca Merkez Amirinin emriyle anılan şubede şube memuru olarak görevlendirilip görevlendirilmediğinin, görevlendirilmiş ise bu görev ilgili memurun sorumluluğu ve denetimi altında mı, yoksa tek başına mı yaptığının ve H. S. a yapması gereken havale ödemesinin gişe memurluğu görevi kapsamında kalıp kalmadığının ayrıntılı bir şekilde sorulup saptanması gerekeceği ve sonucuna göre tek başına ve herhangi bir memurun sorumluluk ve denetimi olmadan çalıştırıldığının ve H. S. a yapması gereken havale ödemesinin bu görevi kapsamında kaldığının bildirilmesi halinde eyleminin TCK.nun 510. maddesine uygun hizmet nedeniyle inancı kötüye kullanma niteliğinde olacağı gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde nitelikli zimmetten cezalandırılması,
Kabule göre de; para cezası takside bağlandığı halde taksit süresinin gösterilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki savunması bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.12.1997 tarihinde oybirliği ile karar verilerek Yargıtay C. Savcılarından Günsal Albayrak hazır olduğu halde sanığın gıyabında tefhim olundu.
Full & Egal Universal Law Academy